Derken nedir, Derken ne demek

Derken; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Dendiği hâlde
  • Tam o sırada.
  • ... diye düşünürken.
  • Hemen sonrasında.

Derken ile ilgili Cümleler

  • “Geçen gün, şaka maka derken az daha kavga ediyorduk bu yüzden.”
  • Mahremiyet önem verdiğim bir şeydir derken zekamla dalga mı geçiyordun, prenses?
  • Akşamdan önce varacağız derken ancak gece yarısı varabildik.
  • “Konuşma, sap derken saman demek kabilinden hiçten şeylerden ibaret kalmıştır.”
  • Problemi çözeyim derken daha büyük problemler çıkarmamaya gayret et.
  • Kurum "çekemezlik" doğrusu derken, halk "çekememezlik" der.
  • Bana bilmediğim bir şey söyle derken götün havalarda geziyordu noldu senin bilmediğin şeyleri bildiğimin şimdi mi farkına vardın?
  • “Önce maddi kısıtlamalar yüzünden deneyler durdurulmuş, derken pek çok kişi işten çıkarılmıştı.”
  • “Derken yağmur iyice bastırmış, gök gürlemeye, şimşekler çakmaya başlamıştı.”
  • Hayatıma giren insanlar derken arkadaşlarıma ve sevdiğim kadınlara ne olacağı umrumda.
  • Bir şarkıda şöyle der: ''Onlar yanlış biliyor kimsenin suçu değil bu, onun suçu değil bu, kader oyunu değil bu, bu benim suçum.'' Bu şarkıyı yazan hocamdı. ''Bu benim suçum.'' derken orada her şeyi hoca zaten itiraf etmiş.
  • Bitti bitiyor derken hâlâ bitmeyen havaalanı.
  • Gelişelim derken kendi öz kültürümüzü yitirdik.
  • İstediğine inan derken bile saklıyorsun.
  • O derken Mary'den bahsediyorum hani bir süre sizin için çalışan, lisedeki Mary ama.
  • Sizleri kurtarayım derken ben ölüyordum.
 

Derken ile ilgili Atasözü veya Deyim

bir iki derken : az olmakla birlikte.

derkenar etmek : bir kitabın sayfalarının veya yazının kenarına not düşmek.

karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış : “görgüsüz kişi, görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez, kendisinin doğal davranışını da yitirir, gülünç duruma düşer” anlamında kullanılan bir söz.

kaş yapayım derken (veya yaparken) göz çıkartmak (veya çıkarmak) : işi düzelteyim derken büsbütün bozmak.

sap derken saman demek : belirli ve doyurucu bir düşünce ortaya koyamamak.

şaka maka derken : “işi ciddiye almadık ama” anlamında kullanılan bir söz.

Derken tanımı, anlamı

Derk : Anlama, kavrama

Derkenar : Sayfa kenarına kaydedilen yazı, çıkma.

O sırada : İçinde bulunulan zamanda.

Düşünür : Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir.

Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Hemen : Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

 

Dendi : Haydi: Dendi şunu yıkıverde görsün. Dikkat et: Üle aman, dendiha. Haydi deyiniz, söyleyiniz (de imdi).

Heme : [Bakınız: he mi]. Derhal, hemen. Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur. Öyle mi, değil mi. Amma. Hem.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Diye : Herhangi bir yargıya vararak. Diyerek. Niteleyerek.

Tam : Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.

Diğer dillerde Deriyle ilişkili lenfoid doku anlamı nedir?

İngilizce'de Deriyle ilişkili lenfoid doku ne demek ? : skin-associatedlymphoid tissue, salt