Descension türkçesi Descension nedir

Descension ingilizcede ne demek, Descension nerede nasıl kullanılır?

Condescension : Lütfetme. Lütuf. Yukardan alma. Tenezzül. Lütüfkarlık.

Descensus : Dessensus. İniş, inme işi. Desensus.

Descend : Baskın yapmak. Soyundan gelmek. Düşmek. Saldırmak. Üşüşmek. Sökün etmek. Miras kalmak. Detaya inmek. Alçalmak. İnmek.

Descend from : Soyundan gelmek. Türemek. Kalmak.

Descend from father to son : Babadan oğula geçmek.

Descendance : Soy. Çocuklar. Zürriyet. Torunlar.

Descend upon : Çullanmak. Üzerine üşüşmek. Hücum etmek. Üzerine çullanmak. Üzerine hücum etmek. Üşüşmek.

Descendants of abraham : İbrahim peygamberin zürriyetinden olan kimse. Yahudi kimse. İsrailli kimse. Musevi kimse. İbrahim peygamberin soyu.

Descended from : Soyundan gelmek.

Descended : Alçalmak. Baskın yapmak. Detaya inmek. Aşağı yuvarlanmak. Miras kalmak. Madene inmek. Soyundan gelmek. Saldırmak. İnmek.

İngilizce Descension Türkçe anlamı, Descension eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Descension ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demotion : Rütbe indirimi. Bir çalışanı daha alt bir pozisyona indirme. Rütbe indirme. Alt seviyeye indirme. Alt sınıfa indirme. Rütbe düşürümü.

 

Deducting : Düşme. Çıkarmak. Düşmek. Hesaptan indirmek.

Breach : Bozmak. Güvenliği kırmak. Dalgaların sahile vurup kırılması. İhlal. Karşı gelmek. Bozma (anlaşmayı). Kırmak. Yarık. Gedik açmak.

Deterioration : Fenalaşma. Çürüklük. Kalite kaybı. Bozunum. Kötüye gitme. Kötüleşme. Parçalanma.

Breaches : Bozma (anlaşmayı). Uymama. Dalgaların sahile vurup kırılması. Gedik. İhlal. Çiğneme. Yarık.

Declensions : Çekim. Aşağıya doğru hareket eden. Aşağıya doğru eğilen. Tasrif. Sapma. Olumlu cevap. Çökme.

Deduction : Çıkarma. Türetim. Tümdengelim. Sonuç çıkarma. Sonuç. Bir ya da bir kaç öncülden mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun tanıtlanması amacıyla genelden özele vararak düşünme yolu. mantıkçılara göre öncüllerin doğru olması durumunda sonucun da zorunlukla doğru olduğu çıkarım biçimi. Genelden özele, tümelden tikele giderek ya da önsayıtlardan vargılar ve çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemi. İndirim.

Disagreement : Bozuşma. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Münakaşa. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. İhtilaf. Uzlaşmazlık. Münazaa. Mübayenet. Uygun bulmama. Uyuşmama.

Enlargement : Büyültme. Büyütme. Genişleme. Yayılma. Artma. Büyüme. Çoğalma. Agrandisman. Genişletme.

Lag : Duraklama. Gecikme. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Son. Gecikmek. Oyalanmak. Otomatik denetim yönteminde duyarlılık ile uygulama arasında geçen süre. Geri. Gerilik.

 

Descension synonyms : deteriorations, corruptions, declension, abatement, confrontation, devolution, corruption, comedowns, discord, debarkations, demotions, decline, curtailments, corrosion, backtracking, breakdown, expansion, breakdowns, distention, decadence, recessional, debauchedness, adduction, curtailment, being impaired, came apart, breakup, being spoiled, confusions, decay, derogation, lags, variance.

Descension zıt anlamlı kelimeler, Descension kelime anlamı

Agreement : Sözleşme. Uygunluk. Uyma. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. İtilaf. Razı olma. Anlaşma. İtilafname. Mukavele. İttifak.

Contraction : Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen, kayaçların oylum değiştirmeleriyle ilgili fiziksel olay. bk. genleşme, mekanik parçalanma. İlişki kurma. Kaynaşma. (hastalık) kapma. Büzülme. Küçültme. Ayrı hecelerdeki iki ünlünün bir tek ünlüde veya birden çok hecedeki seslerin tek hecede toplanması olayı. bu olay daha çok kelime birleşmelerinde görülür: gidemedim (< kēt-e umadum), sekiz on > seksen, dokuz on > doksan, cumartesi (< cuma ertesi), niçin (< ne için), neyse (< ne ise), her neyse (< her ne ise), nasıl (< ne asıl), neylersin (< ne eylersin), ayol (< ay oğul), güllaç (< güllü aş), sütlaç (< sütlü aş), yirmi (< yigirmi), doğurmak > dbormak, yapurgak > yaprak, geleceğim > gelcem vb. Bir kasın uyarılması sonucu, ince ipliklerin kalın iplikler üzerinde kaymasıyla meydana gelen kas boyundaki kısalma. izotonik, izometrik ve tetanik kasılma tipleri vardır, kontraksiyon. Sıcaklık, kuvvet gibi bir dış etki ile ya da özdecik devinimi ile bir cismin boyutlarının küçülmesi. Kasılım.

Descension ingilizce tanımı, definition of Descension

Descension kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of going downward. Degradation. Declension. Descent. Falling or sinking.