Deserve türkçesi Deserve nedir

  • Liyakat göstermek.
  • Hak etmek.
  • Layık olmak.
  • Hak kazanmak.

Deserve ile ilgili cümleler

English: Ali didn't deserve to be fired.
Turkish: Ali işten atılmayı hak etmedi.

English: Ali certainly didn't deserve the punishment he received.
Turkish: Ali aldığı cezayı kesinlikle hak etmedi.

English: Ali didn't deserve that.
Turkish: Ali ona layık değildi.

English: Ali didn't deserve to die.
Turkish: Ali ölmeyi hak etmedi.

English: A boy like Ali doesn't deserve a girl like Mary.
Turkish: Ali gibi bir çocuk Mary gibi bir kızı hak etmiyor.

Deserve ingilizcede ne demek, Deserve nerede nasıl kullanılır?

Deserve a second chance : İkinci bir şansa değmek. İkinci bir fırsatı hak etmek.

Deserve ill of : Daha beterini hak etmek. Kötü muameleye layık olmak.

Deserve of : Hak etmek.

Deserve well of : İyi davranışa layık olmak. Daha iyilerine layık olmak. Daha iyisini hak etmek. Daha iyisine layık olmak.

Deserved : Hakkıyla kazandı. Kazandı. Hak edilmiş. Hak etti. Hak kazanmış.

Deserver : Hak eden kişi.

Well deserved : Tamamen hakedilmiş. Hakedilmiş.

Ill deserved : Hak edilmemiş. Müstahak olmayan.

Deservers : Hak eden kişi.

Gave him what he deserved : Ona haddini bildirdi. Ona hakkettiğini verdi.

İngilizce Deserve Türkçe anlamı, Deserve eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Deserve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entitles : İsimlendirmek. Hak kazandırmak. Yetki vermek. Hak tanımak. Adlandırmak. Ünvan vermek. Başlık koymak. Ad koymak.

Merit : Liyakat. Yararlık. -e değmek. Erdem. Meziyet. Fazilet. -e layık olmak.

Be : Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak. -dır. Berylliumb (berilyum). -di. Var olmak. Kalmak. -dı. Mal olmak.

Be worthy of : -e değmek. -e layık olmak. Değmek.

Earn : Para kazandırmak. Kazanç elde etmek. Kazanmak. Doğrultmak. Edinmek. Eline geçmek. Para kazanmak.

Come in for : Miras almak. Maruz kalmak. Tabi olmak. - in muhatabı olmak (örneğin, “aktör çok fazla eleştiriye maruz kaldı”). Uğramak. Mirasa konmak.

Merits : Asıl kıymet. Davanın esası. Değmek. Doğruluk. Gerçek değer. Gerçeklik.

Entitle : Ad koymak. Hak tanımak. Ünvan vermek. Hak kazandırmak. Hak vermek. Ad vermek. Başlık koymak. İsimlendirmek. Adlandırmak.

Deserve synonyms : be deserving of, deserve of, entitled to, etch, meriting, deserves, qualify, rates, have it coming, command, merited, asks, earns, rate, entitling, ask, etches, ask for it.

Deserve ingilizce tanımı, definition of Deserve

Deserve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A work of value deserves praise. To earn by service. To be worthy of (something due, either good or evil). To be entitled to. As, the laborer deserves his wages. Usually with ill or with well. To be worthy of recompense. To merit.