Deters türkçesi Deters nedir

Deters ingilizcede ne demek, Deters nerede nasıl kullanılır?

Detersion : Geridönme. Temizleyici.

Detersive : Temizleyici.

Deter : Mani. Vazgeçmek. Vazgeçirmek. Caydırmak. Yıldırmak. Alıkoymak. Gözünü korkutup vazgeçirmek. Cesaret kırmak. Engellemek.

Deterge : Deterger. Yıkamak. Temizlemek. Silmek.

Deterged : Silmek. Yıkamak. Temizlemek.

Deterger : Temizlemek.

Deteriorated : Bozmak. Fenalaşmak. Yatkın. Durumu kötüleşmiş. Ağırlaşan (durum). Bozulmak. Gerilemek. Kötüleşmek.

Detergents : Deterjan. Deterjanlar. Temizlik maddesi.

Deteriorate : Bozulmak (sağlık veya durum vb). Alçalmak. Kötüleştirmek. Durumu kötüye gitmek. Bozulmak. Bozmak. Kötüleşmek. Gerilemek. Fenalaşmak. Kötüye gitmek.

Detergent oil : Temizleyici yağ.

İngilizce Deters Türkçe anlamı, Deters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appal : Şoka uğratmak. Ürkütmek. Dehşete düşmek. Korkutmak. Şoke etmek. Sarsmak. Dehşete düşürmek.

Discourage : Korkutmak. Kandırmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Mücadele gücünü kırmak. Önlemek. Gözünü korkutmak. Hevesini kırmak.

 

Sidetrack : Barınma hattına almak. (birini) lafa boğmak. Ertelemek. Önemsiz işlerle uğraştırmak. Dikkatini dağıtmak. Konudan saptırmak. Saptırmak. Treni yan yola geçirmek. Treni yan hata geçirmek.

Disincline : Soğutmak. Kendinden soğutmak. Çevirmek. Soğutmak (caydırmak). İsteğini kaçırmak. Soğutmak (bir şeyden veya birinden). Bir şeyi yapmaktan soğumak.

Disqualification : Diskalifiye etmek. Yetkisini elinden alma (ceza olarak). Yetkisiz kılma. Yetkisizlik. Ehliyetini elinden alma. Salahiyetsizlik. Engel. Oyun dışı bırakma. Ehliyetsizlik. Barodan men.

Check : Çek. Denetlemek. Durdurmak. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Kısmak. Tutmak. Emanete bırakmak. Kontrol altına almak. Çek keşide etmek. Frenlemek.

Avert : Çevirmek. Başka yöne çevirmek. Olmasını önlemek. Yön değiştirmek. Menetmek. Meydan vermemek. Başka tarafa çevirmek. Gidermek. Önlemek.

Appall : Dehşete düşürmek. Ürkütmek. Dehşete düşmek. Sarsmak. Korkutmak. Şoka uğratmak. Şoke etmek.

Constrains : Sınırlamak. Bağlamak. Menetmek. Baskı yapmak. İcbar etmek. Zorlamak. Mecbur etmek. Tutmak.

Determent : Engel. Caydırıcı silah. Caydırıcı güç.

Deters synonyms : find out, contretemps, sight, abandon, abdicated, disinclining, abduct, deforce, ditty, scaring off, choke off, browbeat out, circumvent, cow, block, disincentives, abnegate, expose, balks, abjure, abstention, abducting, circumvented, dissuade, blocks, delays, appaling, argue somebody out of something, browbeaten, browbeats, delayers, dehort, detains.

 

Deters zıt anlamlı kelimeler, Deters kelime anlamı

Approve : Onaylamak. Uygun bulmak. Uygun görmek. Kabul etmek. Beğenmek. Doğru bulmak. Onamak. Olumlu bulmak. Hoş karşılamak.

Love : Sevmek. Muhabbet beslemek. Sevgi duymak. Sevgi. Aşık olmak. Bayılmak. Sevda. Sevgi beslemek. Aşk.

Like : Beğenmek. Olası. Benzeri. Benzer. -miş gibi. Gibi. Hoşlanmak. Bağ.gibi. Hazzetmek. Sempati duymak.