Dilli düdük etmek nedir, Dilli düdük etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir şeyi çok söyleyip etrafa yaymak.

Dilli düdük etmek anlamı, tanımı

Düdü : Kuzu. Kazmanın sap takılan deliği. Çam kozalağı. Sivrilik, kabarıklık. Kılıbık. Kuş gagası. Nacağın demir kısmının arkasını oluşturan düzlük. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Düdük

Etme : Etmek işi.

Dilli : Dili olan. Dedikoducu, ileri geri konuşan. Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan, cerbezeli.

Dilli düdük : Söğüt, kavak vb. ağaçların ince dallarından veya kamıştan yapılmış olan bir düdük türü. Çok konuşan (kimse).

Düdük : İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. Akılsız, boş kafalı.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Yaymak : Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak. Çevreye dağılmasına sebep olmak. Birçok kimseye duyurmak. Koyun, inek vb.ni otlatmak. Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Sınırı genişletmek.

 

Yayma : Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.

Etraf : Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Diller çarpışması anlamı nedir?

Fransızca'da Diller çarpışması nedir ? : lutte des langues