Direnç nedir, Direnç ne demek
- Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet

- Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans.
- Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.
"Direnç" ile ilgili cümle örnekleri
- "Başarısızlık benim bilmediğim bir virüs, buna karşı direncim yok." - E. Şafak
Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:
Bir nesne içinden, birim nicelikte kıvıl akımın geçebilmesi için gerekli kıvıl gerilim olarak ölçülen özellik: (R = V / l).
Bir fizik terimi olarak tanımı:
Bir nesnenin, elektrik akımına karşı durma özelliği; bu özelik, çevrimindeki akım yeğinliğinin azalması ile kendini belli eder.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Bir nesneden birim nicelikte elektrik akımı geçebilmesi için gerekli olan gerilim.
Güreş terimi olarak anlamı:
Karşısındakinin gücüne ve saldırısına karşı koyma gücü.
Gitar terimi olarak anlamı:
Birimi Ohm olan, bir nesnenin elektrik akımına karşı koyma gücü.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
İçinden elektrik akımı geçen bir iletkenin, bu akıma karşı koyması durumu.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun mukavemeti.
Direnç isminin anlamı, Direnç ne demek:
Erkek ismi olarak; Dayanma, karşı koyma gücü.
Bilimsel terim anlamı:
Kuvvete ya da dış koşullara karşı koyma.
Bir iletkenin elektrik akımının geçirilmesine karşı koyması.
Bir dış etkiye karşı gösterilen tepki.
(Freud) Bilinçaltında yatanların ortaya çıkarılması çabalarına karşı koyma.
genel uygulayım: Bir gücün etkisine karşı koyan güç.
elektrik: Bir nesneden birim nicelikte elektrik akımı geçebilmesi için gerekli olan gerilim.
Bir derinliğine görüşmede ya da oturum kümelerinde bireyin çeşitli nedenlerle gereken bilgileri vermeyerek kendini açıklamaktan kaçınması.
İngilizce'de Direnç ne demek? Direnç ingilizcesi nedir?:
resistance, electrical resistance
Osmanlıca Direnç ne demek? Direnç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
mukavemet
Direnç kısaca anlamı, tanımı:
Balast direnç : Gerilimin büyük değişimlerinde, devredeki akımı sabit tutmak için konulan direnç.
Öz direnç : Her cismin elektrik akımına karşı gösterdiği direnç.
Dirençli : Direnci olan.
Dirençsiz : Direnci olmayan.
Dirençsizlik : Dirençsiz olma durumu.
Dayanma : Dayanmak işi.
Koyma : Koymak işi.
Mukavemet : Direnç. Dayanma, karşı durma, karşı koyma, dayanırlık.
Nesne : Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
Elektrik : Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
Akım : Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Akma işi.
Rezistans : Direnç.
Karşı : -e doğru. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek. İçin, hakkında. Ön, kat, huzur. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşıt, zıt, muhalif. Karşılık olarak, mukabil.
Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.
Direnç alıştırmaları : Vücut bölümlerini eşle, ya da bir araçla sağlanan -ölçülü bir basamaklama ile artırılan- dirence karşı çalıştıran alıştırmalar.
Direnç dönemi : Sinir ya da kasların bir bölümüne uygulanan bir uyarandan sonra bu bölümün kısa bir süre ikinci bir uyarana karşı duyarsız kalması.
Direnç : Maddenin elektriği iletme yeteneğinin bir ölçüsü; direnç ne kadar düşükse elektrik iletkenliği o kadar yüksektir.
Direnç faktörü : Birçok bağırsak bakterilerinde bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plâzmitler. R faktörü, rezistans faktörü. Birçok bakteride bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plazmitler.
Direnç fırını : İçinde ısıtıcı öğe olarak, uygun elektrik dirençli metal parçalar kullanılan fırın.
Direnç kaynağı : Direnç kaynağı yapmayla oluşturulmuş kaynak.
Direnç kaynağı yapma : Elektrik direnciyle oluşan yüksek ısıdan yararlanılarak yapılan kaynak işlemi.
Direnç noktası : Hisse senetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu borsada, fiyat artışlarının kâr amaçlı satışlarla durmasının beklendiği fiyat düzeyi. krş. destek noktası
Direnç ölçer : Ohm birimiyle, elektrik direncini ölçen cihaz.
Dirençli bağlaşım : Bir yükseltecin eksicik borularının ya da transistörlerinin bir direnç üzerinden bağlaşımı.
Direnç ile ilgili Cümleler
- Çikolata söz konusu olduğunda direnç faydasızdır.
- Ali çok dirençli.
- En dirençli parazit hangisidir?
- Bu sembol, direnç ve bütünlüğü simgeliyor.
- Dirençli bakteri çoğalmaya devam etmekte ve hastalığın daha uzun sürmesine hatta ölüme yol açmaktadır.
Diğer dillerde Direnç anlamı nedir?
İngilizce'de Direnç ne demek? : n. resistance, capacitance, drag, reluctance, strength
Fransızca'da Direnç : résistance [la]
Almanca'da Direnç : n. Resistenz
Rusça'da Direnç : n. сопротивление (N), сопротивляемость (F)

Bu kısımda Direnç nedir? Direnç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Direnç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Direnç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.