Mukavemet nedir, Mukavemet ne demek

Mukavemet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Dayanma, karşı durma, karşı koyma, dayanırlık
  • Direnç.

"Mukavemet" ile ilgili cümle

  • "Bünyesi de, ruhu da hayatın güçlükleriyle ve yoksullukları ile çarpışarak mukavemet ve kudret kazanmıştı." - İ. A. Gövsa

Kimya'daki anlamı:

Malzemelerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği.

İngilizce'de Mukavemet ne demek? Mukavemet ingilizcesi nedir?:

strength

Mukavemet hakkında bilgiler

Mukavemet, cisimlerin çeşitli dış etkiler ve bu dış etkilerin neden olduğu iç kuvvetler karşısında gösterecekleri davranış biçimini inceleyen bilim dalıdır. Mekanik biliminin bir alt kolu olan mukavemet bilimi rijit olmayan (şekil değiştirebilen) cisimlerin mekaniği olarak da tanımlanabilir. Rijit cisimler mekaniği, cisimlerin üzerlerine etkiyen dış tesirler ile şekillerini değiştirmediğini kabul ederken, rijit olmayan cisimler mekaniği şekil değiştirmeleri de gözönüne alır.

Mukavemet bilimi birçok mühendislik dalının temel konularındandır. Uygulamada; İnşaat, makine, maden, gemi inşaat, havacılık mühendisliği gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır. Bir bina kolonunun, uçak kanadının, makine dişlisinin veya bir maden galerisinin maruz kalacakları tesirlere dayanabilecek şekilde tasarlanması mukavemet biliminin uygulamalarına örnek olarak verilebilir.

 

Mukavemet sözcüğü dilimize Arapçadan geçmiştir. Dayanma, karşı durma, karşı koyma, direnme, direniş, dayanırlık, direnç olarak Türkçeye çevirilebilir.. Bir bilim dalı olarak Türkiye'de önceleri ‘’Cisimlerin Mukavemeti’’ olarak adlandırılmış, sonraları ise sadece ‘’Mukavemet’’ olarak adlandırılması yaygın kabul görmüştür. Günümüzde mühendislik dallarında okutulan bu bilim dalı dersleri ‘’Mukavemet’’ olarak adlandırılmaktadır.

Mukavemet bilimi genel olarak aşağıdaki konuları inceler.

Mukavemet ile ilgili Cümleler

  • Mukavva, kağıttan daha mukavemetlidir.
  • Çekim gücü mukavemeti mesafe ile hızlı bir şekilde azalır.

Mukavemet kısaca anlamı, tanımı:

Dayanma : Dayanmak işi.

Durma : Durmak işi.

Koyma : Koymak işi.

Dayanırlık : Direnç, mukavemet.

Direnç : Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet.

Mukavemet etmek : Direnmek, dayanmak, karşı koymak.

Mukavemeti kırılmak : Direnci, gücü azalmak.

Mukavemet koşusu : 3-15 kilometre arasındaki uzun mesafeli koşulardan her biri.

Mukavemetçi : Uzun mesafe koşucusu. Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse.

Mukavemetli : Dayanıklı, güçlü, dirençli.

Mukavemetsiz : Dayanıksız, güçsüz, dirençsiz.

Mukavemetsizlik : Mukavemetsiz olma durumu.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

 

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Kuvvet : Yetke, erk, nüfuz. Güç. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Dayanıklı olma durumu. Bir ülkenin silahlı gücü. Fiziksel güç, takat. Şiddet, zor, cebir. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

İnce : Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Zayıf.

Bilim : Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Mukavemet etmek : direnmek, dayanmak, karşı koymak. İlgili cümle: "“Kalabalık bir düşman karşısında mukavemet etmek, kudretimi arttırıyordu.”" K. Bilbaşar.

Mukavemetçilik : Mukavemetçi olma durumu.

Diğer dillerde Mukavemet anlamı nedir?

İngilizce'de Mukavemet ne demek? : n. resistance

Fransızca'da Mukavemet : résistance [la]

Almanca'da Mukavemet : der Widerstand

Rusça'da Mukavemet : n. сопротивление (N), отпор (M)