Dishonoring türkçesi Dishonoring nedir

  • Kabul etmeme.
  • Leke sürmek.
  • İtibar etmeme.
  • Ödememe.
  • Onursuzluk etmek.
  • Çek veya poliçeyi ödememe.
  • Rezil etmek.
  • Lekelemek.
  • Namusunu kirletmek.
  • Sözünü tutmamak.
  • Şerefini sarsmak.

Dishonoring ingilizcede ne demek, Dishonoring nerede nasıl kullanılır?

Dishonor : Namusuna leke sürmek. Lekelemek. Kepaze etmek. Şerefini beş paralık etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Onursuzluk etmek. Namusunu kirletmek. İki paralık etmek. Şerefini sarsmak. Namusuna dokunmak.

Dishonorable : Alçak. Yüz kızartıcı. Dürüst olmayan. Şerefsiz. Onursuz. Şerifsiz. Haysiyetsiz. Namussuz. Ciğeri beş para etmez. Güvenilmez.

Dishonorable discharge : Cezai ihraç. Ordudan atılma. Onursuz terhis. Onur kırıcı kovulma. Kötü bir davranış nedeniyle ordudan atılma. Kötü bir davranış sebebiyle askeri hizmetten çıkarılma.

Dishonorableness : Şerefsizlik. Namussuzluk. Kepazelik.

Dishonorably : Haysiyetsizce. Alçakça. Namussuzca. Utanılacak bir şekilde. Ahlaksızca. Yüz kızartıcı bir şekilde. Utanılacak şekilde. Güvenilmez bir şekilde.

Dishonourableness : Kepazelik. Namussuzluk. Şerefsizlik.

Be dishonored : Lekelenmek.

Dishonorer : (amerikan ingilizcesi) rezil eden kimse. Onursuzlaştıran kimse. Lekeleyen kimse. Başka bir kimseye aşağılar bir şekilde davranan kimse (dishonourer olarak da yazılır). Aşağılayan kimse. Onur kıran kimse.

 

Dishonourable discharge : Şerefsiz terhis. Kötü bir davranış nedeniyle ordudan atılma. Ordudan atılma. Onursuz terhis. Kötü bir davranış sebebiyle askeri hizmetten çıkarılma. Tart. Cezai ihraç.

Dishonourable : Şerefsiz. Güvenilmez. Rezil. Alçak. Dürüst olmayan. Namussuz. Yüz kızartıcı. Ciğeri beş para etmez. Onur kırıcı. Onursuz.

İngilizce Dishonoring Türkçe anlamı, Dishonoring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dishonoring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soil : Kirletmek. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Pislemek. Toprak. Leke. Ülke. Vatan. Ülke yurt. Bulaşmak. Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Disappoints : Yüzünü kara çıkarmak. Üzmek. Altüst etmek. Umudunu kırmak. Düş kırıklığına uğratmak. Hayal kırıklığı yaşatmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Boşa çıkarmak. Bozmak.

Dishonor : Namusuna leke sürmek. Namusuna dokunmak. Şeref ve haysiyetini kırmak. Şerefini beş paralık etmek.

Beg off : Sözünden dönmek. Mazeret beyan etmek. Özür dilemek. Reddetmek (örneğin bir daveti). Geri çevirmek.

Bring disgrace on somebody : Utandırmak.

Denigrate : Karalamak. İftira etmek. Alnına leke sürmek. Çekiştirmek. Alnına leke çalmak. Kötülemek. Yermek. Zemmetmek. İftira atmak.

Back out : Geri çekmek. Caymak. Vazgeçmek.

Bedaubs : Sıvamak. Karalamak. Bulaştırmak. Bulamak. Kirletmek. Sürmek.

Disavowal : Reddetme. Tanımama. Tekzip. Red. Onaylamama. İnkar. Ret.

 

Attainted : İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Vatandaşlık hakkını kaybetmiş. Yakalanmak. Tutulmak.

Dishonoring synonyms : aspersed, bastardizes, disclamation, bespatters, attaint, bedaub, blackens, bring shame on, bespattered, bitched, bastardizing, backing out, bastardise, bitches, shame, bastardize, dishonouring, refusal of payment, asperses, break a promise, denigrates, butchered, bespattering, fudged, disapproval, nonacceptance, declinature, disavowals, shames, besmirching, non acceptation, non acceptance, exclusion.