Double cross türkçesi Double cross nedir

Double cross ingilizcede ne demek, Double cross nerede nasıl kullanılır?

Double : Çifte. İkişerli. Çift. Duble. İkili. İki misli. İkiye katlamak. İki kat. Dublör. İki kişilik.

Cross : Kesişmek. Kesişen. Çapraz. Düzenbaz. Haç. Kızgın. Çarpı. Geçirmek. Kesiştirmek. Çarmıh.

Double crosser : Dediğiyle yaptığı bir olmayan kimse. Kandıran kimse. Kazık atan kimse. Hile yapan kimse. Hilekar. Hileci. Sahtekar. Dolandırıcı. Aldatan kimse.

Double crossing : Sahtekarlık etmek. Dolandırıcılık yapmak. Kazık atmak. Kandırmak. Hile yapmak. Aldatmak.

Double 16 mm : İşlemelik ve basımda kullanılan, 16 mm'lik filmlerdeki çeşitten delikleri olan bir film çeşidi. (çok sayıda eşlem çıkarmakta kullanılan çift 16, işleme ve basımdan sonra uzunlamasına ortadan ikiye kesilince 16 mm'lik iki eşlem elde edilir). Çift 16. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Double 16 mm film : İşlemelik ve basımda kullanılan, 16 mm'lik filmlerdeki çeşitten delikleri olan bir film çeşidi. (çok sayıda eşlem çıkarmakta kullanılan çift 16, işleme ve basımdan sonra uzunlamasına ortadan ikiye kesilince 16 mm'lik iki eşlem elde edilir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çift 16.

 

İngilizce Double cross Türkçe anlamı, Double cross eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Double cross ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deceive : Göz boyamak. Kafeslemek. Çarpmak. Yitirmek. Keklemek. Kaybetmek. Faka bastırmak. Kandırmak.

Befools : Kandırmak. İşletmek. Aptal yerine koymak.

Fob off : Hile yapmak. Değersiz bir şeyi kandırarak birine kakalamak. Duymazdan gelmek. Üçkağıtla benimsetmek. Kazıklamak. Kakalamak. Yutturmak. Kötü bir ürünü iyi gibi göstererek müşteriyi yutturmak.

Cozenage : Dolandırıcılık. Hile. Sahtekarlık.

Humbug : Üçkağıt. Saçmalık. Palavra. Şarlatanlık. Sahtekarlık. Nane şekeri. Dümen. Hile. Riyakarlık.

Chiseling : Yontma. Sızdırmak. Kazıklamak. Taraklama. Oymak. Yontmak. Kesme işlemi. Pürüzlendirme.

Chiselling : Sızdırmak. Yontmak. Oymak. Kazıklamak. Pürüzlendirme. Taraklama. Kesme işlemi. Yontma.

Bamboozle : Yamuk yapmak. Şaşırtmak. Üçkağıda getirmek. İşletmek. Kandırmak. Kazıklamak. Kafeslemek.

Deceits : Hile. Kötüye kullanma. Dalavere. Yamuk. Namussuzluk. Dolandırıcılık. Düzenbazlık. Yalancılık. Kazık.

Chicanery : Hile. Şike. Düzen. Safsata. Dalavere. Hilekarlık.

Double cross synonyms : be unfaithful, bamboozles, blear the eyes, doublecrossing, adulteration, buncoing, beguilements, betraying, cheats, befooling, circumvention, cheat, cuckoldry, cheated, double crossing, betrays, bamboozling, bunkoing, deceived, crossbite, ratting, ratted, beguilement, beguiles, bunco, bilks, deceit, rat, fob somebody off, buncos, bunkoed, chicaneries, bad faith.