Dreading türkçesi Dreading nedir

  • Korkuyla beklemek.
  • Nefret etmek.
  • Yılmak.
  • Çekinmek.
  • Korkmak.
  • Ürkmek.
  • Korku ve endişe duymak.
  • Çok korkmak.
  • Korkulan şey.
  • Ödü kopmak.

Dreading ile ilgili cümleler

English: I'm dreading the exam.
Turkish: Sınavdan korkuyorum.

Dreading ingilizcede ne demek, Dreading nerede nasıl kullanılır?

Dreadingly : Korkarak. Çekinerek.

In dread of : -ndan korkan. -nın evhamında. -nın korkusunda.

Dread : Korku nedeni. Korkmak. Korkuyla beklemek. Dehşet. Korku ve endişe duymak. Yılmak. Çekinmek. Korku. Çok korkmak. Ürkmek.

Dreaded : Ödü kopmak. Çekinmek. Korkmak. Korkunç. Korkuyla beklemek. Ürkmek. Haşmetli. Heybetli.

Dreadful : Korkutucu. Rezalet. Dehşetli. Berbat. Kötü. İğrenç. Ürkütücü. Korkunç. Tüyler ürpertici. Ürkünç.

Dreadnoughts : Zırhlı gemi. Kalın yünlü kumaş. Zırhlı ingiliz savaş gemisi. Dretnot. Yün palto. Korkusuz kimse.

Dreadfuls : Rezalet. Berbat. Ürkünç. Rezil. Ürkütücü. Dehşetli. İğrenç. Kötü. Tüyler ürpertici. Dehşet verici.

Dreads : Ürkmek. Korkuyla beklemek. Korkmak. Ödü kopmak. Çekinmek.

Dreadless : Korkusuz. Şüphesiz. Güvenli. Cesur.

Dreadnaught : Bu tür kalın kumaşın kendisi. Korkusuz kimse. Hepsi aynı kalibrede olan büyük silahları bulunan bir savaş gemisi türü. Çok kalın kumaştan yapılmış giyecek.

İngilizce Dreading Türkçe anlamı, Dreading eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dreading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indication : Anlatma. Gösterme. Gözlem yoluyla elde edilen ve bir bilgiye götürebilecek ipucu. Emare. Belirtme. Belirti. İz. İndikasyon. Endikasyon. Tayin.

Bewared : Gözünü açmak. Korunmak. Sakınmak. Dikkat etmek. Çok dikkat etmek. Kaçınmak.

Abhor : İğrenmek. Hiç sevmemek. İğrenip uzak durmak. Tiksinmek. Menfur tutmak. Nefret beslemek.

Dread : Dehşet. Korku.

Get the wind up : Ödü patlamak. Korkuya kapılmak. Korkuyla ürpermek.

Time : Ayarlamak. Kurmak. Süre tutmak. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Önel. Zamanlamak. Vakit. Müddet. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Kez.

Quailed : Bıldırcın. Umudunu yitirmek. Cesaretini kaybetmek. Sinmek. Korkuya kapılmak. Ümitsizliğe kapılmak. Korkudan sinmek.

Meter reading : Sayaç okuması. Sayaç okuma.

Abhors : Tiksinmek. İğrenmek.

Dreading synonyms : poring over, clock time, linguistic process, be shy about, data point, blenching, have the wind up, be leery of, detests, sweat it out, be sick of, datum, apprehended, dray, balk at, be afraid, beware, skimming, disgust with, abominates, beware of, bewares, scared to death, abstains, be scared, abstain, apprehending, abstaining from, blenched, speed reading, balked at, detest, boggled.

Dreading zıt anlamlı kelimeler, Dreading kelime anlamı

Minor : Önemsiz. Ufak. Minor. Bilgisayar, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küçük. Minör. Reşit olmayan. Reşit olmayan kimse. Ergin olmayan çocuk. Daha az.

Inferior : Ast rütbede. Aşağı derecede olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Alt, alt taraf. Alt. İnferiyor. Aşağı derecede olan şey. Ast olan kimse. İkinci derecede. Aşağı.