Durukyük nedir, Durukyük ne demek

Durukyük; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Değme, etkileme gibi yollarla cisimler üzerinde birikerek dengede kalan devimsiz elektriksel yük.

Durukyük kısaca anlamı, tanımı

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.)

Duruk : Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı. Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator. Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan. Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik.

Durukyük bilgisi : Sürtünme ile elektriklenme gibi, durgun yüklerin özelliklerini ve etkilerini inceleyen: doğabilim dalı.

Durukyük birimleri : Duruk elektrik yüklerinin etkileşimlerine dayanarak tanımlanan elektriksel birim dizgesi.

Durukyük irkilimi : Yüklü bir cismin, yakınındaki bir iletkeni etkileyerek yük dağılımını değiştirmesi ya da yüklü kalmasına yol açması.

Durukyük merceği : Yüklü bir parçacık demetini odaklayabilen bir elektrik alanı oluşturacak biçimde düzenlenmiş üşeklerden oluşan mercek.

Durukyük üreteci : Duruk elektrik yükleri ve yüksek gerilimler oluşturan aygıt.

Elektriksel yük : Bir nesne üzerindeki ya da bir yerdeki aksicik sayısı ile artı yük dengesizliği tutan.

 

Etkileme : Etkilemek işi, tesir.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Devimsiz : Devimi olmayan.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Birike : Hazine, mahzen, sarnıç.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Devim : Devinim.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Değme : Değmek işi, temas. Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele.

Diğer dillerde Durukyük anlamı nedir?

İngilizce'de Durukyük ne demek ? : electrostatic