Düşülkü nedir, Düşülkü ne demek
Düşülkü; Yazın alanında kullanılan bir terimdir.
Teknik terim anlamı:
Gerçekleştirilmesi olanaksız olan dizge ya da tasarı.
Ancak imge gücüyle tasarlanabilen, kusursuz yönetim düzeni.
Düşülkü kısaca anlamı, tanımı
Düşülküsel tasarlama : Coşumcu ve baskıcı tasarlama düşüncelerinin temel yararcı öğelerini birleştiren, ancak yönetkil özekselciliğin bir sonucu olarak, uzambilimsel biçim kaygısının herşeyden üstün tutulduğu bir tasarlama türü
Gerçekleştirilme : Gerçekleştirilmek işi.
Olanaksız : Olanağı olmayan, olma ihtimali bulunmayan, gayrimümkün, imkânsız.
İmge gücü : Zihinde nesneleri canlandırmaya yetisi, bk. imge.
Kusursuz : Kusuru olmayan, mükemmel.
Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.
Olanak : İmkân.
Düzeni : İki tepe arasındaki düz yerler, vadi.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
Yöneti : Yönetme işi.
Tasarı : Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim. Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.
Kusur : Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.
Ancak : "Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
Dizge : Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.
Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.
Gerç : Eğlenme, alay.
Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.
Diğer dillerde Düşülkü anlamı nedir?
Osmanlıca Düşülkü : ütopya

Bu kısımda Düşülkü nedir? Düşülkü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Düşülkü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Düşülkü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.