Effs türkçesi Effs nedir

  • Seks yapmak.
  • Birisini yatağa atmak.
  • Götürmek.
  • Aşk yaşamak.
  • Cinsel ilişkiye girmek.
  • Cinsel anlamda ilişkisi olmak.
  • Sevişmek.
  • Mala vurmak.
  • Cinsel ilişki yaşamak.

Effs ingilizcede ne demek, Effs nerede nasıl kullanılır?

Eff : Yapısal sorunlardan kaynaklanan ödemeler bilançosu açıklarının giderilmesine katkıda bulunmak amacıyla 1974 yılında ımf bünyesinde üye ülkelere, o yıl ve izleyen yıllardaki belirlenmiş ölçütlere göre başarımlarının izlenilmesi koşuluyla orta vadeli (genellikle üç yıl) kredi sağlamak için oluşturulmuş fon. Cinsel ilişki yaşamak. Sevişmek. Götürmek. Cinsel anlamda ilişkisi olmak. Birisini yatağa atmak. Seks yapmak. Cinsel ilişkiye girmek. Mala vurmak.

Effable : Konuşulabilir. İfade edilebilir. Dile getirilebilir.

Efface : Gizlemek. Silmek. Silerek yüzeyini bozmak. Yok etmek. Bozmak. Unutturmak. Gidermek.

Efface oneself : Kendini göstermemek. Geri planda kalmak. Dikkatleri üstüne çekmemeye çalışmak.

Effaceable : Yokedilebilir. Temizlenebilir. Giderilebilir. Bozulabilir. İmha edilebilir. Silinebilir.

Effect : Ulaşmak. Efekt. Sonuçlandırmak. Sonuca vardırmak. Bulgu sonucu. Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılan değişiklik ve süslemeler. Etki etmek. Bir oyun sırasında belirli bir etki yapmak için kullanılan müzik, gürültü, sis, yağmur, kar, güneş, gece, fırtına, yıldırım gibi her çeşit ses ve ışık öğelerinin tümü. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Etkisi olmak.

 

Effaced himself : Dikkati kendi üzerine çekmemeye çalıştı. Kendini önemsizleştirdi. Kendisini küçümsedi.

Effacing : İmha etme. Yok etme. Gidermek. Temizleme. Yok etmek. Unutturmak. Bozma. Silme. Silmek.

Effacers : Silici. Yok edici. İmha edici. Temizleyici. Yokedici. Bozucu.

Effect of fisher : Beklenen enflasyonun nominal faiz oranlarına birebir yansıması. Fisher etkisi.

İngilizce Effs Türkçe anlamı, Effs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Effs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry : Geçirmek. İçermek. Nakletmek. Erişmek. Çakmak. Yayımlamak. Bulundurmak. Taşımak. Getirmek.

Bang : Yatmak. Hızla çarpmak. Gürültü yapmak. Küt diye çarpmak. Güm diye çarpmak (argo terim). Çarpmak. Vurmak. Çarpma sesi. Küt diye çarpmak (argo terim).

Make love : Aşk yapmak. Yatmak.

Sleep with : Biriyle düşüp kalkmak. İlişkiye girmek. Yatmak. İle sevişmek. Beraber olmak (cinsel).

Jazz : Gürültülü. Canlandırmak. Zırva. Hız vermek. Ruh. Caz çalmak. İlişkiye girmek. Ahenksiz. Boş laf. Caz.

Bear off : Kapıp götürmek. Kapmak. Bir yana dönmek. Saptırmak. Sapmak. Kaldırmak. Kapıp kaçırmak. Ortadan kaldırmak. Yönünü değiştirmek. Bir yana döndürmek.

Arrest : Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Çekmek. Çekmek (dikkat). Geliş. Dikkatini çekmek. Yakalamak. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bitirmek. Kesmek. Tutuklamak.

 

Make out : Düzenlemek. Yazıp doldurmak. Geçinmek. Fark etmek. İlişki kurmak. Anlamak. Kestirmek (ne olduğunu). Başarılı olmak. Başarmak. Çözmek.

Bring away : Alıp götürmek. Taşımak.

Bear away : Taşımak. Sallanmak (gemi). Yönünü değiştirmek.

Effs synonyms : have it away, lie with, have a go at it, roll in the hay, bonking, take, bears, neck, bed, boff, bonk, betaken, bear, have it off, mate, couple, bill and coo, have, be in love, eff, screw, get screwed, have intercourse, have sex, get laid, frigs, frig, diddled, boffs, pair, have a screw, sleep together, make love to.