Ejectment türkçesi Ejectment nedir

Ejectment ingilizcede ne demek, Ejectment nerede nasıl kullanılır?

Action in ejectment : Tahliye davası.

Eject pc : Pc'yi çıkar. Pc'yi çıkart. Bilgisayarı çıkar.

Eject request to locked drive : Kilitli sürücüye çıkartma isteği.

Media eject wizard : Ortam çıkartma sihirbazı.

Eject : Atmak. Dışarı atmak. Defetmek. Fışkırtmak. Kapı dışarı etmek. Uçaktan atlamak. Fırlatmak. Boşaltmak veya deşarj etmek. Çıkartmak. Çıkarmak.

Ejectives : Fışkırtılabilen. Kovulabilen. Fırlayabilen. Püskürtülebilen. Atılabilen. Çıkartılabilen. Defedilebilen. Gırtlak duraklı. Boşaltılabilen. Dışarı atılabilen.

Ejections : Fışkırtma. Çıkan şey. Atma. Tahliye. Ejeksiyon. Püskürme. Dışarı atma. Kovma. Çıkarma. Fırlama.

Ejectable : Dışarı fışkırtılabilen. Dışarı boşaltılabilir. Dışarı fışkırtılabilir. Atılabilen. Dışarı çıkarılabilir. Dışarı atılabilen. Boşaltılabilen. Dışarı atılabilir. Söyleyiverilen.

Ejected : Boşaltılmış. Fışkırtılmış. Dışarı fışkırtılmış. Dışarı çıkarılmış. Dışarı atılmış. Defedilmiş. Kovulmuş. Atılmış çıkartılmış. Dışarı boşaltılmış. Fırlatılmış.

 

Ejection seat : Fırlatma koltuğu. Fırlatma sandalyesi. Fırlatabilen iskemle. Acil fırlatma koltuğu.

İngilizce Ejectment Türkçe anlamı, Ejectment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ejectment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cancellation : Fesh etmek. İptal. Silme. İki yan arasında yapılmış olan sözleşmeyi temelinden bozma. sözleşmeyi ilerisi için bozma. Bozma. İptal damgası. Çizme. Geçersiz kılma. Lağıv. Fesih.

Catharsis : Katarsis. Duygusal boşalma. Amel. Rahatsız edici duyguları dışa vurarak onlardan kurtulma. Ötürük. İshal. Katarsia. Arınma. Katarsiz.

Lawmaking : Yasayan. Kanun çıkaran veya yasalaştıran kişiye veya gruba ait veya ilgili. Kanun yapan. Kanun çıkarma ve yasallaştırma süreciyle ilgili. Kanun yapma.

Desorption : Geri bırakma. Çıkarıp alma. Desorpsiyon. Çekip çıkartma. Koyuverme. Koyverme. Başka bir özdeğin yüzeyinde ya da içinde yoğun olarak tutunan bir özdeğin salıverilmesi. soğurum ve yüzerimin karşıtı. Yüzden salma.

Debarkations : Gemiden sahile çıkma. İndirme. Karaya çıkma. İnme. Karaya çıkarma.

Balconies : Balkon.

Cumshot : Üstüne veya yüzüne boşalma. Sperm. Yüze boşalma.

Chucks : Sevimli şey. Atış. Torna bağlama aynası. Fırlatma. Çenesini okşama. Gıdaklama. Kavrama. Gurklama.

Decant : Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Dikkatle boşaltmak. Boşaltmak. Bir kaptan diğerine aktarmak. Dökme. Süzmek. Şişeden sürahiye boşaltmak. Tortusundan ayırmak. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak.

Performing : Yapma. Hünerli. Gösteri. Oynama. İşlemekte olan. Becerikli. Sergileme. Yapan.

 

Ejectment synonyms : personation, annotations, playacting, issuance, disembarkation, belched, belch, climbing, extraction, ejection, action in ejectment, evacuating, debarkment, fluxions, banishments, issue, corbel, legislating, bragging, casts, electrical discharge, ejaculations, playing, persona, fluxion, eviction, exportation, cancellations, eliminating, downthrow, corbels, coving, covings.

Ejectment ingilizce tanımı, definition of Ejectment

Ejectment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ejection. As, the ejectment of tenants from their homes. An expulsion. A casting out. A dispossession.