Ekzojen retrovirüsler nedir, Ekzojen retrovirüsler ne demek
Ekzojen retrovirüsler; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Tipik enfeksiyöz ajan gibi davranan ve bulunduğu konak veya hücrede yatay yolla diğer konaklara bulaşabilen retrovirüsler.
Ekzojen retrovirüsler kısaca anlamı, tanımı
Ekzo : Yunanca dışa doğru ya da sız anlamına gelen ön ek
Ekzojen : İncelenen bir organizma, hücre ya da sistemin dışında oluşan. Dış kaynaklı.
Retro : Latince geriye doğru anlamına gelen ön ek.
Retrovirüsler : Lösemiye ve hayvanlarda tümörlere sebep olan onkovirüslerin bulunduğu 100-120 nm çapında, ikozahedral kapsidli bir virüs familyası. Hayat devri esnasında revers transkriptazı kullanan ve tek iplikli RNA ile protein örtüsünden oluşan virüsler. AİDS virüsü gibi. Sığırların lökozizi, koyunların visna/maedi, atların bulaşıcı anemisi ve kedilerin immün yetmezlik hastalığıyla insanlarda görülen AİDS hastalığı virüsleri gibi, yapılarında pozitif anlamlı ve tek zincirli RNA genomu bulunduran, zarflı ve yaklaşık 100 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, AİDS ve tümör virüslerinin yer aldığı virüs ailesi, Retroviridae.
Enfeksiyöz : Enfeksiyonun neden olduğu, enfeksiyon yapan, enfeksiyöz hastalık oluşturucu, infeksiyöz. Bir canlıdan diğer bir canlıya kolayca geçebilen, bulaşıcı. Enfeksiyon yapan, bulaşıcı hastalık meydana getirici.
Konaklar : İçel şehri, Yenice bucağına bağlı bir yer. Tunceli ilinde, Akdemir bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ili, Ovacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Davran : . Hazır ol, hazırlan anlamında kullanılan bir isim. İşe giriş, el at, başla anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık..
Tipik : Bir kimseyi veya nesneyi niteleyen, karakteristik. Çok özgün olan.
Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.
Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.
Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.
Konak : Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Yata : Yatağı.
Kona : Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.).
Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Diğer dillerde Ekzojen retrovirüsler anlamı nedir?
İngilizce'de Ekzojen retrovirüsler ne demek ? : exogenous retroviruses

Bu kısımda Ekzojen retrovirüsler nedir? Ekzojen retrovirüsler ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ekzojen retrovirüsler tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ekzojen retrovirüsler hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.