Eldek nedir, Eldek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İhtiyat, tedbir.
Bulgur taşının üzerindeki elle tutulan kısım.
Aletsiz kalma: Kirmenimi kırıp, beni eldek koydular.
Ele geçirilmesi kolay (kadın).
Eldek ile ilgili Cümleler
- Eldeki serçe damdaki güvercinden iyidir.
- Eldeki serçe çalılıktaki keklikten iyidir.
- Eldeki bir kuş yukardakinden daha emniyetlidir.
- Eldeki arkeolojik buluntulara ilişkin veriler ekim ayında netleşecek.
- Eldeki işe konsantre olalım.
- Eldeki bir kuş çalılıktaki iki kuştan daha iyidir.
Eldek ile ilgili Atasözü veya Deyim
eldeki yara, yarasıza duvar deliği : bir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez anlamında kullanılan bir söz.
Eldek tanımı, anlamı
Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı
Eldeki mallar : Üretim ve tüketim gereçleri, yapımlı, yarı yapımlı malların tümü ve bunların sayımla saptanan tutarı.
Eldeki para : Sayışıma geçirilmek üzere Bankaya verilen madeni ve kâğıt para ile yapılan başka tür yatırımları karşılayıcı çek ve başka tecimsel belgitler. İşletmedeki para.
Eldeki sayılar : Basılmış olup da henüz elden çıkarılamamış sayılar (Tecavüz davalarında sözkonusu edilmektedir).
Geçirilme : Geçirilmek işi.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Aletsiz : Aleti olmayan veya aletle yapılmayan.
Kirmeni : Elde yün eğirmeye yarayan araç.
İhtiyat : Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma. Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek.
Tedbir : Önlem. Hazırlık.
Kirmen : Elde yün eğirmeye yarayan tahtadan yapılmış araç.
Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
Geçiri : Vaktini geçirerek.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.
Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.
Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.
Kısım : Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.
Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.
Diğer dillerde Elde edilebilme anlamı nedir?
İngilizce'de Elde edilebilme ne demek ? : availability

Bu kısımda Eldek nedir? Eldek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eldek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eldek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.