Empiyem nedir, Empiyem ne demek
Empiyem; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Seröz boşluklar, sinüsler ve bağırsak, beyin ventrikülleri, safra kesesi, döl yatağı gibi doğal boşluklu organlarda irin toplanması veya birikimi.
Empiyem hakkında bilgiler
Empiyem (from Greek ἐμπύημα, "abscess") Doğal anatomik boşluklarda, irin toplanması veya birikimi. Sinüsler ve bağırsak, beyin ventrikülleri, safra kesesi, döl yatağı gibi. Empiyem apseden ayırt edilmelidir, apsede sonradan boşluk oluşur.
Empiyem tanımı, anlamı
Göğüs boşluğu empiyemi : Göğüs boşluğu içerisine bol miktarda bulunan irinli sıvı birikimi, torasik empiyem
Hava kesesi empiyemi : Atlarda, genellikle orta kulak veya boğaz bölgesindeki yangıların bir uzantısı olarak östaki borusunun altında kör kese görünümündeki hava keselerinde irin birikimi, hava kesesi empiyemi. Kronik seyirlidir ve genellikle streptekoklar tarafından oluşturulur.
Torasik empiyem : Göğüs boşluğu empiyemi.
Ayırt edilme : Ayırt edilmek işi.
Safra kesesi : Karaciğere yapışık, armut biçiminde, safra salgılayan küçük organ, öd kesesi.
Döl yatağı : Memelilerde dölün ana karnındayken içinde bulunduğu organ, ana rahmi, rahim, karın, meşime, uterus.
Ventrikül : Karıncık.
Boşluklu : İçi boş aralıklar içeren, kavernöz.
Anatomik : Anatomi ile ilgili.
Sonradan : Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.
Toplanma : Toplanmak işi.
Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
Anatomi : İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.
Birikim : Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
Boşluk : Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
Edilme : Edilmek işi.
Keses : Baştaki kepek.
Ayırt : Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. [Bakınız: ayırdım]. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.
Seröz : Serumlu, sulu seruma ait, normalde vücudun seröz katlarında bulunan, yangı anında miktarı artan protein yapısında duru sıvı. Seruma ait, serum gibi ince ve sulu. Serum üreten veya içeren. Serum ya da sulu sıvı.
Beyin : Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
Diğer dillerde Empiyem anlamı nedir?
İngilizce'de Empiyem ne demek ? : empyema

Bu kısımda Empiyem nedir? Empiyem ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Empiyem tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Empiyem hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.