Enclosures türkçesi Enclosures nedir

  • Ekler.
  • Kuşatma.
  • Gönderilen şeyler (mektupla aynı zarf içinde).
  • Çevrilmiş yer.
  • Kapsam.
  • Çevirme.
  • İlişik öğeler.
  • Çit.
  • Çevreleme.
  • Eklenmiş belge.
  • İlişiktekiler.
  • Kapama.
  • Duvar.

Enclosures ingilizcede ne demek, Enclosures nerede nasıl kullanılır?

Enclosure sale : Tali satış. Alacaklının sahiplik varsaydığı ilave satış.

Cockpit enclosure : Pilot mahalli örtüsü. Kokpit örtüsü.

Disk enclosure : Disk kutusu. Disk koruncağı.

Shower enclosure : Duşakabin. Duş odası. İçinde duş yapılan odacık.

Enclosure : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kapsam. Kuşatma. Çevirme. Mania. Parmaklık. Çevreleme. Hayvanları hapseden çitli alan. İlişikte gönderilen şey. Eklenmiş belge.

Enclose a letter : Mektup iliştirmek. Mektup eklemek.

Enclosed : Ekli (dosya vb). Kuşatılmış. Etrafı çevrili. Ekli. İlişik. İlişikteki. İliştirilmiş. Ekteki. Çevrelenmiş. Kapalı.

Encloser : İlişikte gönderen. Kuşatan. Zarf içine koyan. Kapayan. İliştiren. Saran. Çeviren. Hapseden.

Enclose : Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Etrafını çevirmek. Eklemek. Kuşatmak. Çevresini sarmak. Çevrelemek. İçine koymak. İliştirmek. İçermek. Çevirmek (duvar veya çit vb ile).

Enclosed free of charge : Ücretsiz olarak iliştirildi. Ücretsiz olarak eklendi. İlave ücret alınmadan iliştirildi.

 

İngilizce Enclosures Türkçe anlamı, Enclosures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enclosures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Playpen : Etrafı parmaklıklı oyun yeri. Park. Çocuk parkı. Çocuk kafesi. Parmaklıklı oyun yeri. Oyun parkı. Portatif çocuk parkı. Evcik. Çocuk bahçesi.

Closures : Kapanma. Kapatma. Son verme. Bitirme. Oylamaya geçme (görüşme sonrası).

Blocking up : Kapatma. Engelleme. Köstekleme. Önleme. Dolma. Tıkama. Tıkanma.

Encircling : Dönme. Etki alanına girme. Devretme. Kuşatıcı. Etrafında dolaşma. İstinga basmak. Döngüye girme. Etrafını çevirme.

Gauge : Tartmak. Basınç, sıcaklık, akışkan düzeyi, aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt. Ayar. Ayar etmek. Kıstas. Ayarını hesaplamak. Ölçmek. Ölçü aygıtı. Kriter.

Blockading : Ablukaya almak. Kuşatmak. Abluka etmek. Abluka altında tutmak. Abluka altına almak. Blokaj. Kuşatma altına almak. Abluka.

Encasing : Sandığa koyma. Kabına koymak. Sandıklama. Sandığa koymak. Örtmek. Örtme. Kapamak.

Cage : Kafese koymak. Kamp. Çekiç atma ile disk atmada, yarışçıları, görevlileri, izleyenleri korumak için, atma döngülerinin çevresine ağzı atış yönüne doğru c harfi biçiminde yerleştirilen ağlı kafes. Kafes. Koruma kafesi. Düşerge.

Boxing : Kutuya koyma. Boks. Boks yapan. Kutulama. Yumrukoyunu. Doldurma kutulama.

Dykes : Kanal. Siper. Kazmak. Hendek. Bent. Suyolu. Etrafına set çekmek. Lezbiyen. Set.

Enclosures synonyms : cargo deck, cargo area, lock chamber, echo chamber, dyke, appendices, hedgerow, yard, envelopments, barriers, bulkhead, zoning, assembling, coverages, recess, crankle, dialing, feted, coverings, gauges, appendixes, envelopment, closure, assembly, conversions, enclosing, hedge, storage area, enclosure, circumscription, cloture, closuring, packing.