Eneze nedir, Eneze ne demek

Eneze; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Cılız, zayıf, güçsüz

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Beceriksiz.

Cılız, zayıf, kudretsiz.

Can çekişen, ölümü yaklaşan.

Av bekleme yeri, avcı kulübesi.

Boşboğaz, geveze.

Cılız, hastalıklı (çoğunlukla hayvan için).

Çok ağlayan, huysuzlaşan çocuk.

Eneze anlamı, kısaca tanımı

Enez : Hantal, vurdumduymaz. Edirne iline bağlı ilçelerden biri

Bekleme yeri : Bir kimseyi beklemek için ayrılan bölme. Herhangi bir taşıtı beklemek için ayrılan bölme.

Hastalıklı : Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Beceriksiz : Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.

Kudretsiz : Gücü olmayan, argın, takatsiz.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Boşboğaz : Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.

Bekleme : Beklemek işi.

Hastalı : Hastalıklı.

 

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Huysuz : Huyu iyi olmayan, kötü huylu.

Güçsüz : Gücü olmayan, âciz.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

Geveze : Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.

Kulübe : Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.

Kudret : Güç, erk, erke, iktidar. Maddi güç, zenginlik. Tanrı'nın ezelî gücü. Tanrı yapısı. Yetenek.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Diğer dillerde Enerjisi azaltılmış gıda anlamı nedir?

İngilizce'de Enerjisi azaltılmış gıda ne demek ? : reduced energy food