Engages türkçesi Engages nedir

Engages ile ilgili cümleler

English: We will not tolerate anyone who engages in terrorism.
Turkish: Teröre bulaşan hiç kimseye müsamaha göstermeyeceğiz.

Engages ingilizcede ne demek, Engages nerede nasıl kullanılır?

Disengages : Kurtulmak. İlişkisini kesmek. Serbest bırakmak. İlgisini kesmek. Kurtarmak. Bağlantısını kesmek. Affetmek. Bağlantılarını kesmek. Geri çekilmek (askeri terim). Çözmek.

Greengages : Yeşil erik. Bardakeriği. Erik. Frenkeriği.

Reengages : Yeniden işe almak.

Engage a servant : Bir yardımcı kiralamak. Bir hizmetçi tutmak. Bir çalışan işe almak.

Engage attention : Dikkatini çekmek. İlgisini çekmek.

Engage in trade : Ticaretle uğraşmak.

Engage with : Yakından ilgilenmeye başlamak. Kavgaya karışmak. Savaşa katılmak. Sıkı bağlar kurmak. Yakın ilişki kurmak.

Engage in : İle meşgul olmak. İle ilgilenmek. Çarpışmaya girmek. İle uğraşmak. Kendini kaptırmak. Uğraşmak. Kalkışmak. Meşgul olmak. Bir işe girişmek. İle iştigal etmek.

Control engage : Kontrol bağlantı.

Engage disengage : Bağlanıp ayrılmak.

İngilizce Engages Türkçe anlamı, Engages eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Engages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attach : İlişkin kılmak. Takmak. Yamamak. Ekleme yapmak. Yapıştırmak. Bitiştirmek. El koymak. Yüklenmek. Eklemek.

Add up to : Bir yekun tutmak. Demeğe gelmek. Etmek. Tutmak (bir yekun). Demek olmak. -e varmak. Anlamına gelmek. Demeye gelmek. Eklemek.

Covenant : Sözleşme. Mukavele yapmak. Ahdetmek. Vaat etmek. Tüzük. Uzlaşmak. Akdetmek. Vadetmek. Antlaşma.

Disposes : İkna etmek. Kontrolünde tutmak. Düzenlemek. İsteklendirmek.

Occupies : Oyalamak. Zaman almak. Yatmak (yatakta). İşgal etmek (yer). Zapt etmek. Meşgul etmek. Almak (zamanını). Bulunmak (belirli bir yerde).

Braid : Saçını örmek. Bant. Şeritle süslemek. Saçını örgü yapmak. Örmek (saç). Örmek. Örülmüş şey. Örgü. Şerit.

Adhered : Yapışık. Bağlı. Sadık. Yapışmak. Katılmak. Bağlı kalmak. Bitiştirmek.

Stipulate : Koşula bağlamak. Koşul koymak. Şarta bağlamak. Öngörmek. Şart koymak. Şart koşmak. Koşul olarak koymak. Şartları belirlemek.

Close : Yakın. Son söz. Göğüs göğüse kavga. Avlu (okul, kilise). Son vermek. Kadans. Bitirmek. Kapatmak. Bağlantılı.

Interest : Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum. Menfaat. Faiz. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Çıkar. İlgisini çekmek. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Merakını uyandırmak.

 

Engages synonyms : politick, make a commitment, colliding, avouches, commit oneself to, collided, collides, assign, take into service, abides, guarantees, assuring, draw on, binds, be wedded to, clashing, applies, come into collision with, clashed, affiliating, coincided, bespeak, bond, capitulating, arrange, bind, recruit, accessed, be tied, cling to, pledge, attach oneself to, collide.

Engages zıt anlamlı kelimeler, Engages kelime anlamı

Refrain : Frenlemek. Nakarat. Alıkoymak. Geri durmak. Çekinmek. Sakınmak. Kaçınmak. Kendini tutmak.

Bore : Usandırmak. Dert. Sıkıcı tip. Delik. Kuyu. Sıkıcı şey. Kalibre. Sıkmak. Delmek. Canını sıkmak.