Entourages türkçesi Entourages nedir

  • Arkadaşlar.
  • Arkadaş çevresi.
  • Maiyet.
  • Muhit.
  • Beraberindekiler.
  • Dolay.
  • Kortej.
  • Etraf.
  • Çevre.
  • Önemli şahsın yanındakiler.

Entourages ingilizcede ne demek, Entourages nerede nasıl kullanılır?

Entourage : Muhit. Maiyet. Arkadaş çevresi. Dolay. Kortej. Önemli şahsın yanındakiler. Arkadaşlar. Beraberindekiler. Çevre. Etraf.

İngilizce Entourages Türkçe anlamı, Entourages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entourages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kid : Dalga geçmek. Ufaklık. Çocuk. Velet. Oğlak. Küçük. Kandırmak. Küçük çocuk. Şaka yapmak.

Barrack : Eğreti yapı. Kışla. Bağırarak desteklemek. Kışlada oturtmak. Kulübe. Tezahürat yapmak. Bağırarak sözünü kesmek. Baraka. Koğuş.

Servitors : Uşak. Burslu öğrenci (eski). Hizmetçi.

Hearten : Sevindirmek. Cesaret vermek. Cesaretlendirmek. Neşelendirmek. Moral vermek. Yüreklendirmek. Canlandırmak.

Cortege : Cenaze alayı. Kafile. Tören alayı. Merasim alayı. Alay.

Circuit : Lig. Daire. Daire çevresi. Dolaşıp aynı noktaya gelen yol. Bir yönetim altındaki işletme sayısı. Tur. Devre (elektronik terimi). Kendi üzerine kapanabilen en az bir yolu bulunan bir elektrik ağı. Tur atmak.

Attendants : Hazırun. Katılımcılar. Katılanlar.

 

Environments : Ortam.

Subordinates : Madun. Ast. Emrindekiler.

Following : -in ardından. Sonraki. Ertesi. İzleyen. Yandaşlar. Belirtilen şey ya da kişiler. Sonra gelen. Taraftarlar. Ed.-den sonra. Sonrasında.

Entourages synonyms : root on, pep up, vicinities, circle of friends, outskirt, locksteps, domain, purlieus, urge on, neighbourhood, ambiance, environs, buddies, girths, environ, carry, suburbs, bring out, fellas, connexion, sides, servitor, circles, feed, climates, help, cheer, embolden, foster, ambients, draw out, atmospheres, connive at.

Entourages zıt anlamlı kelimeler, Entourages kelime anlamı

Discourage : Korkutmak. Önlemek. Yıldırmak. Gözünü korkutmak. Cesaretini kırmak. Cesaret kırmak. Vazgeçirmek. Mücadele gücünü kırmak. Kandırmak. Hevesini kırmak.

Dishearten : Umutsuzluğa düşürmek. Cesaretini kırmak. Mücadele gücünü kırmak. Umudunu kırmak. Ümidini kırmak. Bir şeyden soğumak. Hevesini kırmak.

Despair : Umutsuzluk. Umudunu kesmek. Ümidini yitirmek. Ümitsizlik. Çaresizlik. Umudunu yitirmek. Umudu kesmek. Ümidini yitirme. Umutsuzluğa düşmek. Ümitsizliğe düşmek.

Entourages antonyms : displeased.