Epikotil nedir, Epikotil ne demek

Epikotil; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Apikal meristemde sonlanan, bazen bir ya da birkaç genç yaprak taşıyan, kotiledonun üzerinde genç bitki embriyosunun gövdeye benzer ekseni.

Epikotil tanımı, anlamı

Epik : Destansı

Yaprak taş : İçinde mika parçacıkları bulunan, değişime uğramış şist.

Kotiledon : Tohumlu bitkilerin tohumunda bulunan ilk yaprak ya da yapraklar olup fotosentez yapan yaprakları verir ya da toprak altında kalır. Memeli plasentasında villus grubu. Çenek. Çanak, çukurcuk. Geviş getirenlerde fetal plasentanın koryon zarında villi koriyalislerin kümeleşmesi sonucu oluşan, plasentasyonda fonksiyonel görev yapan, karunküllerle birleşerek plasentomu oluşturan yapı.

Meristem : Sürgen doku.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Embriyo : Oğulcuk.

Apikal : Herhangi bir hücre, yapı veya organın üst, uç kısmı. Uç kısım. [Bakınız: apikalis].

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Meris : Bağları, bahçeleri birbirinden ayıran toprak sınır, hendek.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

Eksen : Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Bazen : Ara sıra.

Genç : Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

 

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Diğer dillerde Epikotil anlamı nedir?

İngilizce'de Epikotil ne demek ? : epicotyl