Epimerler nedir, Epimerler ne demek

Epimerler; Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Zincir veya halka yapıları aynı olup sadece bir tane asimetrik karbon atomu üzerindeki H ve OH gruplarının konumları farklı olması sonucu oluşan izomerler. Ör. D-glukoz ve D-mannoz epimer iki moleküldür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yalnızca bir asimetrik karbon atomuna bağlı grupların konfigürasyonu bakımından farklı olan iki stereoizomer.

Epimerler tanımı, anlamı

Asimetrik karbon atomu : Dört bağına da farklı atomun bağlandığı karbon atomu. Dört farklı kimyasal gruba bağlanan bir karbon atomu, şiral karbon, şiral merkez

Konfigürasyon : Yapılandırma.

Stereoizomer : Molekül formülleri aynı, fakat atomların uzaydaki dizilişleri farklı olan bu nedenle de farklı fiziksel özellikler gösteren izomerler. En önemlileri optik ve geometrik izomeridir.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Asimetrik : Bakışımsız.

Asimetri : Bakışımsızlık.

Bir tane : Bir adet. Biricik, eşsiz, yegâne.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

 

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

İzomer : Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler).

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Sadece : Yalnızca.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Asime : [Bakınız: Asıma].

Konum : Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Diğer dillerde Epimerler anlamı nedir?

İngilizce'de Epimerler ne demek ? : epimers