Erythroblastus basophilicus türkçesi Erythroblastus basophilicus nedir

  • Bazofil eritroblast.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Alyuvar yapımında proeritroblastların bölünmesi sonucu biçimlenen hücre. bu hücreler de bölünerek polikromatofil eritroblastları oluştururlar.

Erythroblastus basophilicus ingilizcede ne demek, Erythroblastus basophilicus nerede nasıl kullanılır?

Erythroblastus polychromatophilicus : Alyuvar yapımında bazofil eritroblastlardan farklılaşan, sitoplazmalarında hemoglobin belirdiğinden kan boyalarıyla kırmızıya ve ribozomlar ise maviye boyanan hücreler. Polikromatofil eritroblast.

Endocrinocytus basophilicus : Bazofil hücreler. Hipofiz ön lobunda bazik boyalarla boyanan ve beta ve delta olmak üzere iki tip hücreyi içeren hücreler. tireotrop hormon ve gonadotrop hormonları salgılarlar.

Granulocytus basophilicus : Özgül granül içeren ve kanda en az bulunan akyuvar. özel granülleri heparin, histamin ve kimi canlılarda ise serotonin içerir. düz kasların yavaş bir biçimde kasılmasını sağlayan lökotrienleri üretme yeteneğinde olan hücrelerdir. Bazofil granülosit.

Metamyelocytus basophilicus : Granulosit yapımı sırasında miyelosit oluşumundan sonraki bazofil granülositlere verilen ad. olgunlaşma sırasında hücre çekirdeği çukurlaşır, böbrek biçimini alır ve bölünme yeteneğini kaybeder. Bazofil metamiyelosit.

 

Myelocytus basophilicus : Granülosit yapımı sırasında promiyelositlerin bölünüp çoğalmalarıyla oluşan bazofil granülositler. Bazofil miyelosit.

İngilizce Erythroblastus basophilicus Türkçe anlamı, Erythroblastus basophilicus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Erythroblastus basophilicus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdomen : Karın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde).

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Erythroblastus basophilicus synonyms : abamectin, abattoir, a dna, a c deformity, abdominal palpation, abdominal distention.