Estimate price türkçesi Estimate price nedir

Estimate price ingilizcede ne demek, Estimate price nerede nasıl kullanılır?

Estimate : Takdir etmek. Hesaplamak. Hesap etmek. Düşünce. Tahmin. Teklif. Değerlendirmek. Hesap. Kestirim.

Price : Fiyatlandırmak. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Karşılık. Fiyat koymak. Değer. Eder. Fiyatını belirlemek. Kıymet. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Ücret.

Estimate of brightness : Parlaklık tahmini. Bir yıldızın parlaklığını, parlaklıkları bilinen yıldızlarla karşılaştırarak değerlendirme.

Estimate of income : Gelir tahmini.

Estimate of risk : Hasar tespiti. Hasarın tespiti ve tayini.

Estimate of the situation : Neler olduğuna dair fikir. Durum muhakemesi. Olan şeyler hakkındaki fikir. Durum değerlendirmesi. Durum tahmini.

İngilizce Estimate price Türkçe anlamı, Estimate price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estimate price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Estimates : Tahmin etmek. Hüküm vermek. Hesaplar. Ölçüler. Kestirmek. Takdir etmek. Hesaplamalar. Değer biçmek.

Harvests : Hasat kaldırmak. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak. İdareli kullanmak. Saklamak. Toplamak. Ekin biçmek. Tarladan kaldırmak. Hasat etmek. Hasat.

 

Cut down : Azalmak. Kat-davn. Kısmak. Kesmek. Ağaç kesmek. İndirim yaptırmak. Azaltmak. Kesip düşürmek. Öldürmek.

Estimate : Teklif. Kestirmek. Değerlendirmek. Değer biçmek. Kestirim. Hesap. Takdir. Tahmin etmek. Takdir etmek.

Mown : Biçilmiş.

Estimating : Bir iş için keşif yapma. Hüküm vermek. Tahmin etmek. Kestirmek. Hesaplanıyor. Takdir etme. Hesaplamak. Değer biçmek. Kestirim.

Harvested : Hasat edilen. Toplamak. Hasat kaldırmak. İdareli kullanmak. Saklamak. Hasat edilmiş.

Cut up : Acı çektirmek. Parçalamak. Dalavereci. Doğramak. Kazıkçı. Hilekar. Muzip. Dümenci. Ölmek. Yok etmek.

Harvest : Hasat zamanı. Ekin biçme, ürün kaldırma işi. Toplanan ekin. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak. Hasat. Hasat etmek. Mahsül. Hayvansal ürünün veya bitkisel ürünlerin bir bölgeden toplanması. Hasat kaldırmak.

Cut out : Sürüden uzaklaştırmak. Kesmek. Sollamak amacıyla şerit değiştirmek. Yenmek. Stop etmek. (içki veya sigara) bırakmak. Oyundan çıkmak. Ayırmak. Uzatmamak.

Estimate price synonyms : mows, mowed, mowing, mow, cuts.