Harvested türkçesi Harvested nedir

Harvested ile ilgili cümleler

English: Hazelnuts are harvested in mid-autumn.
Turkish: Fındık sonbaharın ortasında hasat edilir.

English: In November, olives are harvested from the trees to make oil.
Turkish: Kasımda yağ üretimi için zeytinler hasat edilir.

Harvested ingilizcede ne demek, Harvested nerede nasıl kullanılır?

Unharvested : Biçilmemiş. Hasat edilmemiş.

Harvester : Hasatçı. Biçerdöver. Ekin biçici. Hasat makinesi. Orak. Orakçı. Hasat makinası. Harman makinesi.

Harvester thresher : Biçerdöver.

Harvesters : Biçerdöver. Orak. Hasat makinası. Hasat makinesi. Harman makinesi. Orakçı. Hasatçı. Ekin biçici.

Combine harvester : Biçerdöver.

Harvest season : Hasat zamanı. Hasat mevsimi.

Harvest bug : Hasat akarları. Prostigmata alt takımında, trombiculoidea üst ailesinde bulunan, insan ve diğer omurgalılara saldırarak deri yangısı ve ciddi alerjik reaksiyonlara neden olan ve chiggers, kırmızı böcekler ve hasat böceği olarak da adlandırılan, larvaları paraziter olan bir akar ailesi, kum piresi, trombiculidae, pulex penetrans. Kadife böceği.

Harvest festival : Hasat festivali. Hasat bayramı.

Harvest mite : Kadife böceği.

Combineharvester : Biçerdöver.

 

İngilizce Harvested Türkçe anlamı, Harvested eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Harvested ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Husbanding : Erkek. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Efendi. Refik. İdare etmek. Eş. Koca. Hayat arkadaşı. Zevç.

Blinded : Göz kamaştırmak. Karartılmış. Kör etmek. Hızlı sürmek.

Blind : Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Bahane. Kör etmek. Köreltmek. Gözünü almak. Alem. Stor. Körletmek.

Estimates : Tahmin etmek. Takdir etmek. Kestirmek. Hesaplamalar. Değer biçmek. Hüküm vermek. Hesaplar. Ölçüler.

Cut down : Azaltmak. Kat-davn. Devirmek. Ağaç kesmek. İndirim yaptırmak. Azalmak. Masraf kısmak. Kısaltmak. Kısıntı yapmak.

Adding up : Bir anlamı olmak. Bir arada toplamak. Toplamını bulmak. Tekabül etmek. Anlamına gelmek. Belli olmak. Üst üste koymak. Akla yatkın olmak. Toplama yapmak.

Fruitage : Meyveler. Sonuç. Meyve verme. Netice. Ürün. Meyve. Sonuç verme.

Aggregate : Toplam. Toplanmak. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Toplaşmak. Birleştirmek. Yekun tutmak. Yığışım. Kümelemek. Kümelenmek.

Glean : Hasattan sonra ekin toplamak. Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Azar azar toplamak. Azar azar toplamak (bilgi). Derlemek. Hasat döküntülerini toplamak. Başak toplamak. Zor bela toplamak. Hasattan sonra (tarladaki) ekinleri toplamak.

Estimate : Tahmin etmek. Kestirmek. Takdir etmek. Takdir. Düşünce. Kestirim. Aranan evrendeğere ilişkin olarak örneklemeyle elde edilen değer ya da çıkarım yordamlarıyla varılan bekleni ya da beklenti. Değer biçmek. Teklif.

 

Harvested synonyms : scamp, accumulating, cut out, collect, cache, husband, economize, bosoming, economized, buries, husbanded, amass, output, aggregated, mown, garner, conceals, pull together, agglomerated, agglomerate, accumulate, bosom, agglomerating, save, add up, add, harvests, blindest, cut up, mowed, eke out, cloaks, save on.

Harvested zıt anlamlı kelimeler, Harvested kelime anlamı

Spread : Yayılış. Açmak. Dağılma. Sürmek. Yayılma. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Şişmanlık. Uzanıp gitmek. Bulaşma. Uzatma.

Uncontrolled : Başıboş. Serbest. Baskısız. İdaresiz. Denetimsiz. Raydan çıkmış. Kontrol edilemeyen. Murakabesiz. Güdümsüz. Kontrol altına alınmamış.