Estonian red cattle türkçesi Estonian red cattle nedir

  • Estonya’dan köken alan, 1850’li yıllarda estonya’nın yerli ırklarının süt verimini artırmak amacıyla angeln ve danimarka kırmızısı ırklarıyla birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, iskelet yapısı güçlü, başı orta büyüklükte, alnı dar, göğsü dar ve oldukça derin, bacakları orta büyüklükte ve düzgün yapılı, butları oldukça geniş, rengi açık veya koyu kırmızı tonlarında, boğaları nispeten daha koyu renkli, dayanıklı, güçlü ve atletik yapıda, dağlık bölgelere iyi uyum sağlayan, hastalıklara ve parazitlere karşı dirençli, çoğu yetiştiricilik sitemine uyum sağlayabilen sütçü sığır ırkı.
  • Estonya kırmızı sığırı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Estonian red cattle ingilizcede ne demek, Estonian red cattle nerede nasıl kullanılır?

Estonian : Estonya´ya özgü. Estonya'ya özgü. Estonya. Estçe. Estonca. Estonyalı. Estonya dili.

Red : Solcu. Değersiz. Kırmızı (renk). Al. Kızıl tüylü. Komünist. Kızgın. Kızılderili. Kızarmış. Kızıl.

Cattle : Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımından, mideleri dört odalı, ayaklarında daima üç parmak bulunan, üst kesici dişleri bulunmayan bir üst familya. boynuzlugiller (bovidae), geyikgiller (cervidae) ve zürafagiller (giraffidae) olmak üzere 3 familyası vardır. Sığır. Davar. Mal. Büyükbaş hayvan. Sığır ve davarlar. Büyükbaş. İnsanlar. Sığırlar.

 

Belarus red cattle : Beyaz rusya’dan köken alan, iskelet sistemi hafif ve sağlam, kasları gelişmiş, vücudu arkaya doğru hafif biçimde yükselen, vücudun orta kısmı iyi gelişmiş ve karnı geniş, rengi kırmızı veya pas kırmızısının değişik tonlarında, öncelikle süt verimi yönünde yetiştirilmesine rağmen besi yeteneği de tatmin edici, kombine verimli sığır ırkı. Belarus kırmızı sığırı.

Belgian red cattle : Belçika’dan köken alan, hem et hem de süt verimi yönünde yetiştirilen kombine verimli sığır ırkı. Belçika kırmızı sığırı.

Jamaica red cattle : Jamaika’dan köken alan, jamaika’nın yerli sığır ırklarının avrupa ırklarıyla (red poll ve south devon) birleştirilmesi ve karışıma zebu genotipinin de katılması sonucu geliştirilmiş, kırmızı renkli ve boynuzsuz, bitki örtüsünün kalitesiz ve zayıf olduğu bölgelerde bile süt verimi ve karkas verimi yüksek, sürü idaresi kolay ve yetiştirme sistemlerinin çoğuna, ayrıca yüksek sıcaklık ve neme de uyum sağlayabilen dayanıklı yapıda, insektlere ve kene enfeksiyonlarına karşı dirençli kombine verimli sığır ırkı. Jamaika kırmızı sığırı.

South anatolian red cattle : Güney anadolu kırmızısı sığırı. Gak. Türkiye’de akdeniz ve güney doğu anadolu bölgelerinde yetiştirilen, rengi açık sarıdan koyu kırmızıya kadar değişen, daha çok tarçın renginde, yerli sığırları arasında süt verimi en yüksek düzeyde, et verimi yönünden de dikkate değer özelliğe sahip, güney bölgelerin sıcak çevre koşullarına uyum sağladığı gibi bu gibi yerlerde yaygın olan kan parazitlerinin meydana getirdiği hastalıklara dayanıklı, yerli bir sığır ırkı, kilis sığırı, gak.

 

Israeli red cattle : İsrail’den köken alan, akdeniz bitki örtüsünü iyi değerlendiren ve kenelere karşı dirençli bir sığır oluşturmak amacıyla akdeniz orijinli ırkların brahman ve santa gertrudis ırklarıyla birleştirilmesi ve yıllar sonra hereford, angus ve simental ırklarının da ıslah programına katılmasıyla geliştirilmiş, et verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı. İsrail kırmızı sığırı.

Belmont red cattle : Avustralya’dan köken alan, % 50 afrikander, % 25 hereford ve % 25 shorthorn genotipi taşıyan sıcaklık ve kene enfeksiyonlarına karşı dirençli sığır ırkı. Belmont kırmızı sığırı.

Norwegian red cattle : Norveç kırmızısı sığırı. Norveç’ten köken alan, vücudu orta büyüklükte, kırmızı renkli ve karın altında beyazlıklar görülebilen, norveç’in yerli sütçü sığır ırkı.

İngilizce Estonian red cattle Türkçe anlamı, Estonian red cattle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estonian red cattle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdomen : Abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Estonian red cattle synonyms : abdominal ovariectomy, a clay, a c syndrom, a dna, abdominal fat necrosis, abdominal distention.