Etched türkçesi Etched nedir

  • Asitle dekorlanmış.
  • Oyulmuş.
  • Oluşturulan (bir asitle).
  • Yüzeyi aşınmış.
  • Muntazam olmayan.
  • Yüzeyi muntazam olmayan.
  • Dağlanmış.
  • Çürümüş.
  • Dağlanık.
  • Yüzeyi çürümüş.
  • Biçimlendirilen.
  • Kabartma işlenmiş.

Etched ile ilgili cümleler

English: Ali sketched a picture of an elephant for Mary.
Turkish: Ali Mary için bir fil resmi çizdi.

English: Dad stretched after dinner.
Turkish: Babam akşam yemeğinden sonra gerindi.

English: Ali stretched out his legs.
Turkish: Ali bacaklarını uzattı.

English: Ali was stretched out on a sofa.
Turkish: Ali bir kanepeye uzandı.

English: Ali was stretched out on the floor.
Turkish: Ali yere uzandı.

Etched ingilizcede ne demek, Etched nerede nasıl kullanılır?

Satin etched bulb : Işığa hafif bir yayınıklık vermek üzere iç yüzeyi buzlanmış ampul. Buzlu ampul.

Be stretched : Gerilmek.

Be stretched tight : Kasılmak.

Drag out a wretched existence : Sürünerek yaşamak.

Far fetched : Zoraki. Doğal olmayan.

Overstretched : Aşırı germe. Aşırı germek.

Farfetched : Gergin. Zoraki. Alakasız. Gerçek payı çok az olan. İlgisiz. Uydurma. Zorunlu. Erişilmesi güç (hayal). Mecburi. Kasılmış.

Outstretched : Uzanmış. Açık. Uzatılmış. Gerilmiş.

Far fetched argument : Zoraki argüman. Zorlama delil. Asılsız argüman. Mantıksız suçlama. İnanılmaz iddaa. Doğal olmayan kanıt. Olağandışı iddaa.

 

Sketched : Kabaca açıklamak. Taslağını yapmak. Kroki yapmak. Kabataslak çizilmiş. Eskizini çizmek. Çizilmiş. Taslağını çizmek. Kabataslak çizmek.

İngilizce Etched Türkçe anlamı, Etched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Etched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decayed : Halsiz düşmüş. Kuvvetsiz. Düşkün. Bozuk. Takatsiz. Göynük. Çürük. Zayıflamış. Kudretsiz.

Decomposed : Ayrışmış. Bozulmuş. Münhal. Parçalara ayrılmış. Parçalanmış. Ayrıştırılmış. Çözünmüş. Bozunmuş. Çözülmüş.

Decadent : Dekadan. Yozlaşmış. Çökmüş. Çökmekte olan. Çökmekte olan sanatçı. Gerileyen. Gözden düşen. Batmış. Yıkılmış.

Escalloped : Dişli. Bir sıvı içerisinde yemek parçalarını pişirmek (genellikle ekmek kırıntıları malzemesi ile). Çentik atılmış.

Degenerated : Bozulmuş. Solmuş. Soysuz. Yozlaşmış.

Contused : Berelemek. Çürütülmüş. Zedelemek. Çürütmek.

Black and blue : Mosmor. Morarmış. Çürük. Morartı. Siyah-mavi. Yara bere içinde.

Bluest : Sınav. Deniz. Keyifsiz. Çivitlemek. Har vurup harman savurmak. Çivit. Müstehcen. Hüzünlü. Çarçur etmek.

Carved : Mahkuk. Oyularak oluşturulmuş. Oymalı. Taş veya tahtadan sanatsal olarak kesilmiş.

Sculptured : Heykelini yapmak. Oymak. Heykeli yapılmış. Yontmak. Heykel şekli verilmiş. Yontulmuş. Heykeltraşlık yapmak.

Etched synonyms : formalized, cauterized, gouged, dug in, engraved, bluer, inscribed, doty, contusioned, addled, carious, carven, formalised, graven, sculpted, blue, bruised, ecchymosed, decadents, incised, scrobiculate.

Etched zıt anlamlı kelimeler, Etched kelime anlamı

Etched antonyms : uncarved.