Ethacryinic acid türkçesi Ethacryinic acid nedir

  • Böbreklerde henle kulpunun çıkan koluna etkiyerek net tuz kaybı ve diğer iyonların idrarla atılımına neden olan, vücuttan su ve tuz atılımının gerekli olduğu durumlarda kullanılan, fenoksiasetik asit türevi işetici bir ilaç.
  • Etakrinik asit.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Ethacryinic acid ingilizcede ne demek, Ethacryinic acid nerede nasıl kullanılır?

Acid : Kırıcı. Asit. Dokunaklı. Bir çözeltiye h+ iyonu (proton) çıkaran madde. Bir çözeltiye hidrojen iyonu veren, suda çözündüğü zaman hidrojen iyonları açığa çıkaran, bileşimindeki hidrojenin yerine herhangi bir mineral alarak tuz meydana getirebilen ve turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirme özelliği olan hidrojenli bileşim. Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akü elektroliti. Asitli. Ekşime. Ekşit.

Abietic acid : Reçine asidi. Çam asidi. Abiyetik asit.

Abscisic acid : Absisik asit. (biyokimya) yaprak çıkarmayı teşvik eden çimlenmeyi ise basılayan bitki hormonu. Yaprak asidi.

Accumulator acid : Akümülatör asidi.

Acetic acid : H3c-cooh; renksiz, sirke kokusunda, su ve alkolle her oranda karışan bileşik. (pek çok kimyasal özdeğin bireşiminde, ayrıca çözücü ve çöktürücü olarak kullanılır.). Basit yapılı, ch3-cooh formülüyle gösterilen bir organik asit, etanoik asit, asetik asit. işkembe içeriğinde ve silajda da bulunur. Etanik asit. Sirke asiti. Sirke ruhu. Sirke asidi. Asetik asit. Kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sirke asit. Etanolün oksidasyonuyla oluşan, keskin kokuya sahip renksiz bir sıvı, asetik asit, sirke ruhu.

 

Acetoacetic acid : Ketoziste, idrar ve kanda fazla miktarda bulunan, karaciğerde üretilen keton cisimlerinden biri. Asetoasetik asit.

İngilizce Ethacryinic acid Türkçe anlamı, Ethacryinic acid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ethacryinic acid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

 

Abdomen : Karnın altı. Batın. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksen dışı.

Ethacryinic acid synonyms : abattoir, abdominal palpation, a amplitude mod, a c deformity, abamectin, abdominal pain.