Evcük nedir, Evcük ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük çocukların taş ve kiremit parçaları ile evcilik oynamak için yaptıkları ev.

Keklik avlağı.

Teknik terim anlamı:

Taş ya da daldan yapılmış avlanma kulübesi.

Evcük anlamı, tanımı

Evcilik : Genellikle kız çocuklarının ev işlerini örnek alarak oynadıkları oyun

Avlanma : Avlanmak işi.

Oynamak : Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

Kiremit : Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.

 

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Keklik : Sülüngillerden, güvercin büyüklüğünde, eti için avlanan, tüyü boz, ayakları ve gagası kırmızı renkte bir kuş (Perdrix). Alımlı, güzel kadın.

Avlağı : Ağıl. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Ahırda hayvanların yem yediği yer. Çerçeve, çevre. Kuzu ağılı. [Bakınız: avla]. [Bakınız: avıl]. [Bakınız: avlağa]. [Bakınız: avlak]. Evin bitişiğindeki tarla. Kayalıklar arasındaki geçit: Akkayanın avlağından geçtim. Dağlık yerlerdeki bol otlu düzlük. Av yeri, avı çok olan yer. Bahçe, bağ çevresine ağaç ve ince dallardan yapılan çit. Kıyı. Çalıdan çit. Çorum kenti, Kâmil bucağına bağlı bir yer. Elâzığ şehrinde, Çaybağı bucağına bağlı bir yer.

Evcili : Giresun şehrinde, Şebinkarahisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Oynama : Oynamak işi.

Kulübe : Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.

Avlağ : Ağıl. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Avlu, evlerin küçük bahçesi. [Bakınız: avla]. [Bakınız: avıl]. Avcıların avlarından gizlendiği yer.

Dalda : [Bakınız: dulda]. Yörüklerin, çalı çırpı ile çadırlarının önünde daire şeklinde çevirdikleri yer. Damla. Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Koruma, esirgeme, himaye. Dalda, dulda, himaye, saye. Issız, sakin taraf (Erzincan Merkez). Gölge. Siper; gölgelik yer. Gölge, saye. Kuytu yer, barınak. Bitlis şehri, Tatvan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Avlan : Avcı: Babam uçarcı avlanlardandır.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Evcil : Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı. Yerli.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

Diğer dillerde Evcil tavuk anlamı nedir?

İngilizce'de Evcil tavuk ne demek ? : hen