Facial hair türkçesi Facial hair nedir

  • Yüzdeki kıl veya tüy.
  • Sakal.
  • Yüzdeki kıllar.

Facial hair ile ilgili cümleler

English: Do you like facial hair on men?
Turkish: Erkeklerde sakalı sever misin?

Facial hair ingilizcede ne demek, Facial hair nerede nasıl kullanılır?

Facial : Yüz bakımı. Yüz masajı. Yüze ait. Yüz. Veçhi. Yüzle ilgili. Yüz (ile ilgili). Yüzeyle ilgili. Yüze ilişkin. Cilt bakımı.

Hair : Deri içerisinde ve dışında yer alan, kesitinde medulla, korteks ve kıl kütikülası bulunan, kuvvetli, düz ve genellikle kaba olan yapağıdan daha düz esnek epidermal oluşumlar. dermiste yatık uzanan kıllar deri yüzeyinden dar açıyla dışarı açılırlar. vücudun değişik bölgelerinde çeşitli doğrultularda örgülenmeler yaparlar. Kıl. Tüy. İpince. Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad. tüy. kıl. İplik biçiminde olan herhangi bir deri uzantısı, kıl. trikom. kuş tüyü. Hayvan ve insanların derisinden çıkan belirsiz sayıda ince tel. Saç. Lif. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Facial angle : Yüz açısı. Yüz çıkıntısının miktarını belirlemek için kullanılan anatomik açı.

Facial artery : Kafaya kan taşıyan kan damarı. Şahdamar. Atardamar.

Facial cleft : Yüz yarığı. Ağızdan başlayan ve kulağa veya göze kadar ulaşan yüz bölümlerinin tam olarak kapanmaması sonucu biçimlenen, nadiren görülen bir yapılış bozukluğu.

 

Facial eczema : Sığır ve koyunlarda, pithomyces chartarum adlı mantarın ürettiği sporidesminin oluşturduğu karaciğer zedelenmesinden ve hepatojen sensitizasyondan kaynaklanan yüz derisinde kaşıntı, ödem, kızartı, nekroz ve kabartı oluşumuyla belirgin deri reaksiyonu. Yüz egzaması.

İngilizce Facial hair Türkçe anlamı, Facial hair eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Facial hair ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barba : Barba. Saç teli.

Beards : Meydan okumak. Püskül. Kılçık. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Başak dikeni. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Karşı gelmek. Sakalından tutmak.

Wattle : Çubuk. Çit. Sepet örgüsü. Saz. Çubuklarla örmek. Sarkık gerdan (hindi vb.). Hakiki akasya. Bazı kuşlarda gerdandaki kırmızı uzantı. Bir tür akasya. Sepet örgüsü yapmak.

Beavering : Fırça sakal. Kunduz. Kastor. Miğferin çene kısmı. Kunduz kürkü. Sakallı adam. Yünlü kalın kumaş.

Barb : Olta çengeli. Ramus. Çengel. Mağrip atı. Ok ucu. Olta kancası. Kuş teleklerinde tüy ekseninden iki tarafa ayrılan kollar. Uç. Sakal (botanik ve zooloji terimi). Çengel takmak.

Beard : Karşı gelmek. Başak dikeni. Kılçık. Püskül. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Sakalından tutmak. Meydan okumak.

 

Bearding : Karşı gelmek. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Meydan okumak. Başak dikeni. Püskül. Sakalından tutmak. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Kılçık.

Beaver : Miğferin çene kısmı. Yünlü kalın kumaş. Kastor. Kunduz kürkü. Fırça sakal. Kunduz. Sakallı adam.

Gilling : Sarkık yanak. Sevgili. Kulak. Çene altı. Derin ve ağaçlı dere. Çeyrek pint. Solungaç. Gidiş. Mantarın alt kısmı.

Beavers : Kemiriciler (rodentia) takımının, yalın dişligiller (simplicidentata) alt takımının, sincabımsılar (sciuromorpha) bölümünden, geniş, yassı ve ucu pullu bir kuyrukları olan, art ayak parmaklarının arası perdeli, büyük ve tıknaz, toplu halde su kenarlarında kemirerek devirdikleri kütüklerden köy fırınına benzer yuvalar yapan, iyi yüzen, kastor adı verilen çok değerli postları olan bir familya. kunduz (castor fiber), kanada kunduzu (c.canadensis) türleri iyi bilinir. Fırça sakal. Kunduzgiller. Miğferin çene kısmı. Kastor. Sakallı adam. Kunduz kürkü. Yünlü kalın kumaş.

Facial hair synonyms : funguses, fungus, gill, face fungus, barbing.