Factor i türkçesi Factor i nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Karaciğerin sentezlediği protein.
  • Karaciğerde yapılan, büyük molekül ağırlıklı ve pıhtılaşma mekanizmasının esas faktörlerinden olan bir plazma proteini. kan pıhtısının oluşumu sırasında trombinin etkisiyle erimeyen fibrin ve fibrinopeptitlere dönüştürülür, serumda bulunmaz, fibrinojen.
  • Kan pıhtılaştığında fibrine (lifli protein) dönüşen protein.
  • Faktör ı.
  • (hematoloji) fibrinogen.

Factor i ile ilgili cümleler

English: What was the determining factor in this case?
Turkish: Bu durumda belirleyici faktör neydi?

English: Tom noted in his report that the stock market was a factor in the company's failure.
Turkish: Tom, borsanın şirketin başarısızlığında bir faktör olduğunu raporunda belirtti.

English: Especially during times of economic crisis, price becomes a dominant factor in deciding whether to buy any product.
Turkish: Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde, herhangi bir ürünü alıp almayacağımıza karar verirken fiyat baskın faktör haline gelir.

Factor i ingilizcede ne demek, Factor i nerede nasıl kullanılır?

Factor : Kahya (isk.). Çarpan. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Finansör (üretimde). Birlikte ya da ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, koşullardan her biri. zeka ölçümünde, uygulanan iki ya da daha çok sayıda testten elde edilen sonucu belirleyen ve etkileyen böylece ayrı test puanları arasında bağlılaşma sağlayan varsayımsal özellik, yetenek ya da yetenek öğelerinden biri. Değişken. Öge. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen. Katsayı. Etmen.

 

I : Romen rakamları dizisinde 1 sayısı. İyodun simgesi. İngilizce alfabenin dokuzuncu harfi. İ harfi. Ben. İngiliz alfabesinin dokuzuncu harfi.

Factor if : Başlama faktörü. Protein sentezinin başlangıcında nırna' nın ribozoma bağlanmasını sağlayan birkaç yardımcı protein. faktör f. prokaryotlarda ıf, ökaryotlarda elf ile gösterilir.

Factor ii : K vitamini varlığında karaciğerde teşekkül eden, yara yerinde proteolitik enzim faktör xa ile, kanda kalsiyum iyonları varlığında proteinaz trombine dönüşen, pıhtılaşmada rol oynayan kan plazması proteini. protrombin, faktör ıı. Kan plazmasında bulunan, kalsiyumla beraber, tromboplastin üzerine etki yaparak trombin meydana getiren enzim, faktör ıı, trombojen. Karaciğerde, k vitamini varlığında yapılarak kana verilen, trombin enziminin etkisiz biçimi olan bir pıhtılaşma faktörü, protrombin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Faktör ıı. Protrombin. Trombinojen.

Factor iii : Kan pıhtısının oluşumundaki bir seri reaksiyonlar dizisinin başlamasıyla ilgili olan ve yaralanan dokuda kan pulcuklarından serbest bırakılan yardımcı bir lipoprotein. faktör ııı. Kan pıhtısının oluşumundaki bir seri reaksiyonlar dizisinin başlamasıyla ilgili olan ve yaralanan dokuda kan pulcuklarından serbest bırakılan yardımcı bir lipoprotein, faktör ııı, trombokinaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tromboplastin. Pek çok dokuda üretilen, genellikle akciğer, beyin, göbek kordonu ve er bezlerinde bulunan, protrombini trombine çeviren, tromboplastin biçimlenmesinde görev alan lipoprotein yapısında bir pıhtılaşma faktörü, doku tromboplastini, doku faktörü, tromboplastin. Faktör ııı.

 

Factor intensity : Faktör yoğunluğu. Teknoloji ve faktör fiyatları veriyken bir maldan bir birim üretmek için gerekli olan sermaye/emek oranı.

Factor incomes : Faktör gelirleri. Faktör geliri. Üretim faktörlerinin üretim sürecine katılmaları sonucunda faiz, kar, ücret ve rant biçiminde elde ettikleri gelirler. krş. faktör payı.

İngilizce Factor i Türkçe anlamı, Factor i eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Factor i ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Fibrinogen : Fibronojen. Kan pıhtısının oluşumu sırasında trombinin etkisiyle pıhtıyı oluşturacak olan fibrin ve fibrinopeptitleri meydana getiren kan serumunda bulunan bir protein, faktör ı. Kan pıhtısının oluşumu sırasında trombinin etkisiyle pıhtıyı oluşturacak olan fibrin ve fibrinopeptitleri meydana getiren kan serumunda bulunan bir protein. faktör ı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fibrinojen. Pıhtı teli üreten. Faktör ı pıhtılaşması. Kanın pıhtılaşması esnasında lifli proteine döndürülen protein.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksendışı. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha.

Factor i synonyms : abdominal palpation, a dna, a clay, a amplitude mod, abdomen, abdominal pain, a crochordon.