Fadge türkçesi Fadge nedir
- Arkadaşça yaşamak.
- Kuku.
- Yaramak.
- Am.
- Yakışmak.
- Ayarlamak.
- Aynı fikirde olmak.
- Uygun olmak.
- Uydurmak.
- Vajina.
- Yerine uymak.
Fadge ingilizcede ne demek, Fadge nerede nasıl kullanılır?
Fad : Tutku. Geçici ilgi. Tuhaflık. Eğlence. Moda geçici. Moda (geçici). Gariplik. Moda. Merak. Geçici merak.
Faddier : Heves eden. Garip hevesleri olan.
Faddily : Modaya uygun bir şekilde. Modaya uygun olarak.
Faddiness : Görünür bir sebep olmaksızın belirli şeylerden hoşlanma veya hoşlanmama eğilimi.
Faddish : Heves gibi olan. Modaya meraklı. Gelip geçici heves. Heveslenen. Moda.
Faddists : Heveslenerek bir şeyler yapan kimse. Garip merakları olan kimse. Geçici hevesleri olan kişi.
Faddisms : Bir moda akımına duyulan geçici düşkünlük veya heves.
Fade away : Yok olmak. Yavaş yavaş yok olmak. Sönmek. Rengi atmak. Unutulup gitmek. Canlılığını yitirmek. Ortadan kaybolmak. Solmak. Gözden kaybolmak.
Fade : Gevşemek. Rengi atmak. Zayıflamak. Güçten düşmek. Soldurmak. Rengi solmak. Uçmak. Sıvışmak. Solmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Faddy : Heves eden. Garip hevesleri olan. Geçici hevesli.
İngilizce Fadge Türkçe anlamı, Fadge eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fadge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Behooving : Yakışık almak. Düşmek (iş). Yaraşmak. İcap etmek. Gerekmek.
Behoove : Yakışık almak. Gerekmek. İcap etmek. Düşmek (iş). Yaraşmak.
Assay : Kalkışmak. Değerli maden içermek. Tecrübe. Tahlil etmek. Tecrübe etmek. Yoklamak. Çözümleme örneği. Ayarını belirlemek. Denemek.
Weaken : Güçsüz düşürmek. Güçsüzleştirmek. Zayıflamak. Zayıf düşürmek. Zayıflatmak. Kuvvetsizleşmek. Güzsüzleştirmek. Sarsmak. Gücünü azaltmak. Güçten düşmek.
Concocted : Tertip etmek. Hazırlamak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Karıştırmak. Yapmak. Kafadan atmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Uyduruvermek.
Calibres : Kapasite. Kalite. Yetenek. Ölçü. Kabiliyet. Çap. Kalibre.
Accommodates : Alıştırmak. Kalacak yer vermek. Tanzim etmek. Uyum sağlamak. Telif etmek. Yerleştirmek. -e yardım etmek. Sağlamak. Kalacak yer sağlamak. Alışmak.
Blurted : Düşünmeden söylemek. Beklenmedik bir şekilde söylemek. Yumurtlamak. Ağzından kaçırmak. Aniden söylemek.
Attunes : Uyumlamak. Akort etmek. Ayak uydurmak. Uyum sağlamak. Alıştırmak.
Benefited : Menfaat. Yararlanmak. Yararına olmak. Yarar görmek. Fayda göstermek. Faydası olmak. Yararı dokunmak. Çıkar. Yarar.
Fadge synonyms : availing, chuff, be in agreement with, blurting, bear, be of service to, belong, cunts, be designed to, benefit, growler, assorts, cuckoo, be in accordance with, benefitted, assort, see eye to eye with, arrange for, be at one with, assimilates, geeing, calibrating, cuckooing, assorting, behooved, gee, benefiting, blurt, be of use, subscribe to, be equal to, arranges, biffs.
Fadge zıt anlamlı kelimeler, Fadge kelime anlamı
Strengthen : Güç kazanmak. Yaşam bulmak. Pekitmek. Desteklemek. Kuvvetlenmek. Kuvvet vermek. Güçlendirmek. Yükseltmek. Kuvvetlendirmek. Takviye etmek.
Appear : Belirmek. Var olmak. Vücuda gelmek. Belli olmak. Gibi görünmek. Türemek. İzlenimini vermek. Gelmek. Varmak. Arz-ı endam etmek.
Fadge ingilizce tanımı, definition of Fadge
Fadge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small flat loaf or thick cake. To suit. To agree. Also, a fagot. To fit.

Bu kısımda Fadge kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fadge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fadge anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fadge ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.