Faiz oranı nedir, Faiz oranı ne demek

Faiz oranı; bir ekonomi terimidir.

  • Kredi işlemlerinin kısa, orta ve uzun vadeli olmasına, kredi tiplerine ve sermaye piyasası, para piyasası vb. piyasa biçimlerine bağlı farklılıklardan oluşan ve para sahibinin üretimden aldığı pay oranı, faiz haddi

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Ödünç verilebilir fon sunum ve istemi tarafından belirlenen yüzde değer.

İngilizce'de Faiz oranı ne demek? Faiz oranı ingilizcesi nedir?:

interest rate

Faiz oranı hakkında bilgiler

[Bakınız: faiz]

Faiz oranı kısaca anlamı, tanımı:

Faiz : İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.

Oran : İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

Kredi : Borç ödemede güvenilir olma durumu. Güven, saygınlık, itibar. Ödünç alınan veya verilen mal, para. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim.

 

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.

Orta : Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Orantı. Yeniçeri Ocağında tabur. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. İyi ile kötü arasındaki durum.

 

Vadeli : Süresi sınırlanmış. Vadesi olan.

Sermaye : Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal. Konu. Varlık, servet. Genelev kadını.

Piyasa : Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Faiz oranı riski : Bir kuruluşun, taşınır değerlerinin piyasadaki faiz oranlarının değişmesi yüzünden karşı karşıya kalabileceği finansal risk.

Diğer dillerde Faiz oranı anlamı nedir?

İngilizce'de Faiz oranı ne demek? : n. interest rate, bank rate

Fransızca'da Faiz oranı : taux d'intérêt, taux [le]

Almanca'da Faiz oranı : n. Zinsfuß