Family line türkçesi Family line nedir

Family line ingilizcede ne demek, Family line nerede nasıl kullanılır?

Family : Akraba. Familya. Erkeğin ve kadının çocuklarıyla oluşturdukları, iş bölümüne dayalı, küçük (çekirdek) ve büyük ya da dar ve geniş aile gibi tipleri olan toplumsal ve ekonomik temel birlik, a. bk. büyük aile, küçük aile. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim. Çocuklar. Şecere. Küme. Ev halkı. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği.

Line : Kırıştırmak. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Astar kaplamak. Satır. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Astarlamak. Hat. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Çizgi. Çizgi çizmek.

Family address : Aile adresi.

Family affairs : Aile sorunları.

Family album : Aile fotoğrafı. Aile albümü. Aile fotograflarının olduğu albüm.

Family allowance : Kodak yardımı. Sakatlık ya da yaşlılık aylığı almakta iken ölen güvencelinin eş ve çocuklarına yasasındaki ölçülere göre aylık bağlanılması. Aile ödenekleri. Eş ve çocuklara aylık bağlama. Aile ödeneği. Aile yardımı. Güvencelinin geçindirmekle yükümlü olduğu eşi ve çocuklarına sayrılıklarında yasalarına göre yapılan yardım. Aile yardımları. Eş ve çocuklara sağlık yardımı.

 

İngilizce Family line Türkçe anlamı, Family line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Family line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Family : Soy. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim. Küme. Akraba. İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Hamile. Familya. Ev. Aile. Ocak.

Ancestry : Ecdat. Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Atalık. Soy. Nesep. Ata. Atalar.

Dynasty : Hansoyu. Temiz soy. Han soyu. Tarihe geçmiş bir ataya dayanan soy. Hanedan. Köklü aile. Soy.

Lineage : Köken. Kan. Silsile. Nesil. Menşe. Nesep. Tohum. Şehzade. Boy.

Extended family : Anne baba ve onların çocukları ve diğer akrabalardan oluşan sosyal birim. Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Genişletilmiş aile. Geleneksel aile. Büyük aile. Geniş aile.

Families : Ev halkı. Familya. Küme. Aile. Aileler. Soy.

Progeny : Yavrular. Torunlar. Evlatlar. Soy. Kuşak. Nesil. Döl. Çocuklar. Ürün.

 

Stirpes : Soy. Aile. Kodak. Atalar.

Extraction : Özütünü alma. (diş) çekme. Sıvıdan özütleme. Çıkartma. Çıkarma. Biyoloji, coğrafya, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öz. Özünü çıkarma, herhangi bir maddenin çeşitli yöntemlerle özünü elde etme, ekstraksiyon. Alma. İhraç.

Progenies : Evlatlar. Döl. Çocuklar. Kuşak. Yavrular. Soy. Nesil. Ürün. Torunlar.

Family line synonyms : extractions, lineages, stirps, ancestries, dynasties.