Far end türkçesi Far end nedir

  • En uzaktaki uç.
  • Dip.

Far end ile ilgili cümleler

English: Ali sat at the far end of the table.
Turkish: Ali masanın ucunda oturdu.

English: Jessie sat at the far end of the table.
Turkish: Jessie masanın ucunda oturdu.

Far end ingilizcede ne demek, Far end nerede nasıl kullanılır?

Far : (pek) çok. Pek çok. -den uzak. Ötedeki. Uzak. Uzakta. Çok. Alıs. Uzağa. Öbür.

End : Son vermek. Sonuç. Bitiş çekidi. Bitim. Kafa. Sona erdirmek. Son kısım. Erek. Akıbet. Son çekit.

Far end crosstalk : Uzak çapraz-karışma. Uzak çapraz konuşma.

Far end echo : Uzak uçtaki yankı.

Far afield : Uzağa. Konunun dışına. Uzakta. Uzaklara. Konu dışında.

Far and away : Büyük farkla. Kesinlikle. Çok fazla. Tamamen. Kat kat. Pek çok. Öbürlerinden kat kat daha. Fazlasıyla.

Far and near : Her yerde. Orada burada.

İngilizce Far end Türkçe anlamı, Far end eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Far end ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bottoms : Dayanma gücü. Alt. Kaynak. Gemi omurgası. Kabın dibinde toplanan sıvı. Dip tortu. Popo. Tortu. Tekne.

Foot : Ayak kısmını örmek. Ayak. Hesaplamak. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Gitmek. Fut. Ayakucu. Ödemek. Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar. İngiliz uzunluk birimi (30, 48 cm). (özellikle 35 mm'lik filmlerle ilgili ilk ölçüler abd'de saptandığı için sinema alanında çok kullanılır. 35 mm'lik bir filmin 1 ayağında 16 resim, 64 delik vardır. 16 mm'lik 1 ayağında 40 resim bulunur.).

 

Depths : Ahlak azlığı. Derinlikler. Bilinçaltı. Yoğunluk. En derin nokta. Derinlik.

Breech : Ters doğum. Namlunun genelde fişek yatağının da bulunduğu arka ucu. Kıç. Top kuyruğu. Popo. Bebeğin doğum sırasında ters (ayakları önde) gelmesi. Kama payı boşluğu. Arka. Kama. Kuyruk (top).

Base : Esas. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1’5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Başlangıç sayısı. Alt. Akarsuların aşındırma yapabildiği en aşağı düzey. Kök. Temel. Altlık. Dayanak.

Background : Sosyal çevre. Arka plan. Artyetişim. Taban sayımı. Ardyöre. Geçmiş. Işınım, ses, toz vb. niceliklerini ölçerek yapılan deneylerde, yayıldığı kaynaklar kapalı olduğu ya da çalışmadığı durumlarda da bunların ortamda her zaman bulunan nicelikleri. Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. ön karşıtı. Bir olgu ya da kavramı hazırlayan bağlam, koşul ya da durum.

Fundament : Taban. Makat. Anüs. Kıç. Kaide. Esas parça. Temel.

Bottom : Dip koymak. Kurmak. Dibe dokunmak. Temeline inmek. Dibe ulaşmak. Alt. Alttaki. Bir temel üzerine yerleştirmek. Ulaşmak.

Fag end : Artık şey. İzmarit. Artık. Son kısım.

Deep : Deniz. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Karmaşık. Aşırı. Tok (ses). Koyuluk. Karanlık. Yoğun. Dalgın.

Far end synonyms : bases, depth.