Depths türkçesi Depths nedir

Depths ile ilgili cümleler

English: I want to submerge myself in the ocean depths, and to disappear there so as to never be seen again.
Turkish: Kendimi okyanusun derinliklerine batırmak istiyorum, ki orada gözden kaybolup bir daha asla görünmeyeyim.

English: I think there must be much gold in the depths of the Earth.
Turkish: Bence Dünya'nın derinliklerinde daha fazla altın olmalı.

Depths ingilizcede ne demek, Depths nerede nasıl kullanılır?

Depths of the ocean : Okyanusun en derin bölümleri. Okyanusun derinlikleri.

Plumb the depths : Dibi görmek. Derinliklerine inmek. Son raddeye varmak. Dibe vurmak. -in derinliklerine inmek. Gömülmek. Perişan olmak.

The depths : Derinlikler.

Depth bomb : Su bombası. Sualtı bombası.

Depth charge : Sualtı bombası. Su bombası. Derinlik bombası.

Depth interview : Derinlemesine görüşme tekniği. İnsan kişiliğinin derinlerine inmek ya da tutum ve davranışların örtük, dolaylı anlatımlarını açıklığa kavuşturmak amacıyla, durum içinde beliren ipuçlarını izleyerek biçimsel görünüşlerin altındakileri gözlemeyi amaçlayan görüşme. Derinliğine görüşme.

Depth gauge : Derinlik ölçer. Derinlik göstergesi. Derinlik maştan. Basınç değişimlerini algılayan ve bunları dalgıcın okuması için derinlik ölçüsüne çeviren alet. Derinlik kumpası. Derinlik ölçeği. Derinlik mikrometresi. Derinliği ölçen alet.

 

Depth dose : Derinlik dozu. Organizmanın belli bir derinliğinde bulunan soğrulmuş doz.

Depth indicator : Derinlik göstergesi.

Depth intoxication : Çok derinlere hızlıca dalan dalgıçları etkileyen durum. Derinlik sarhoşluğu. Vurgun.

İngilizce Depths Türkçe anlamı, Depths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Profoundness : Hikmet.

Perspective : Açı. Perspektif. Geniş bakış açısı. Bakış açısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görünge. Bakımlık. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. Bir gözlemcinin, gözlediği olaya bakış açısı ya da olaylar karşısındaki konumu.

Consistency : Kararlılık. Tutarlık. Koyuluk. Süreklilik. Katılık. Bilgisayar, ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Vargı ya da sonuçların bir mantıksal çıkarım kalıbına uygunluğu, gözlem ya da ölçümlerin birbirine uygun düşme ya da yinelenme özelliği. Uyum. Bir doğabilimsel niceliğin değişik belirlemeleri arasındaki uyumun nitel değerlendirmesi. Bağdaşma.

 

Cot death : Uykuda bebek ölümü. Beklenmedik bebek ölümleri.

Foot : Oynamak. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Yaya yürümek. Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar. Ayak kısmını örmek. Ayak. Fut. Çıkarmak. Ayakucu.

Densities : Kalın kafalılık. Sıklık. Ahmaklık. Sıkışıklık. Kalınlık.

Penetration : Feraset. İçine işleme. Keskinlik (göz). Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçe işleme. Girim. Girme. İçe girme. Gizlice girme. Tesir.

Congestions : Kalabalık. Sıkışma. İzdiham. Kan toplanması. Kan birikmesi. Birikme. Tıkanma. Tıkanıklık. Kan hücumu.

Sounding : Çınlayan. Öten. Şatafatlı. Sondaj. Yankılanan. Tınlayan. Ses getirici. Tantanalı. Ses yapan. Sesli.

Id : Kimlik. No. İd. İçben. Altben. Kimlik kartı. İlkel benlik.

Depths synonyms : sudden infant death syndrome, crib death, infant death, congestion, deeper, sids, shallowness, bases, reconditeness, subconscious, the depths, intensiveness, quietus, fundament, deep, eternal rest, eternal sleep, depth, fag end, bottom, bodying, abyss, consistencies, profundity, profundities, consistences, unconscious, state, bowels, density, base, background, abysses.

Depths zıt anlamlı kelimeler, Depths kelime anlamı

Shallow : Basit. Üstünkörü. Sığlaşmak. Sığ. Derin olmayan. Dar. Sığlık. Düzlemek. Sığ yer. Derine inmeyen.

Deep : Tok (ses). Karışık. Aşırı. Yoğun. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Dip. Derin. Derinlik. Ciddi.

Deepness : Zeka. Koyuluk. Karanlık. Boğukluk. Çalgı öz yankısının kişide oluşturduğu his. Derinlik. Enginlik. Akıllılık.

Depths antonyms : birth.