Feck türkçesi Feck nedir

Feck ingilizcede ne demek, Feck nerede nasıl kullanılır?

Feckless : Cansız. Aciz. Düşüncesiz. Sorumsuz. Zayıf. Elinden iş gelmeyen. Amaçsız. Değersiz. Kayıtsız. Hünersiz.

Fecklessly : Sorumsuz bir şekilde. Düşüncesizce. Kayıtsızca. Sorumsuzca.

Fecklessness : Değersizlik. Amaçsızlık. Sorumsuzluk. Becerisizlik. Beceriksizlik. Düşüncesizlik.

Fec : Federal seçim komisyonu. Kampanya finans düzenlemelerini uygulayan abd bağımsız devlet kurumu (abd senatosu, temsilciler meclisi, cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayları için).

Fecal : Dışkı kaynaklı. Dışkıya ait. Atıl. Pisliği olan. Dışkısal. Fekal. Pisliğe ait. Feçesli. Dışkı ile ilgili. Dışkı özelliğinde olan, dışkıyla ilgili olan.

Feces analysis : Dışkı analizi. Tıbbi veya araştırma amaçlı dışkı veya kaka incelemesi.

Feces : Bkz.faeces. Posa. Feses. Dışkı. Bok. Feçes. Atık. Kaka. Tortu. Pislik.

Fecula : Posa. Fekül. Nişasta. Nişasta unu. Tortu.

Fecaloid : Fekaloid.

Feculent : Fekülent. Tortulu. Çamurlu. Bulanık.

İngilizce Feck Türkçe anlamı, Feck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amount : Toplam. Toplama ulaşmak. Meblağ. Etmek. Eşit olmak. Varmak. Değer. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik.

 

Abundance : Bet bereket. Külliyet. Taşkınlık. Servet. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat alanlarında kullanılır. Coşkunluk. Gerekli bütün malların sıkıntıya düşülmeksizin elde edilebileceği iktisadi durum. Evrende kimyasal öğelerin dağılımı; evrenin ya da güneş gibi belirli bir yıldızın ortalama kimyasal bileşimi. Varlık ve rahatlık. Zenginlik.

Pharynx : Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum. Yutak. Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. ayrıca bk. boğaz. Gırtlak. Farenks. Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı. Boğaz. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Farinks.

Jugular : Jugular tip. Korunmasız taraf. Boyuna ait. Bazı balıklarda karın yüzgecinin göğüs yüzgecinden daha önde yer alması durumu.

Afterdeck : Kıç güvertesi.

Doughtiness : Cesaret. Yiğitlik.

Austere : Rahatsız. Ciddi. Sade. Özdenetimli. Süssüz. Çetin zor. Yalın. Katı.

Upper deck : Üst güverte. Birinci kat güverte.

Abundances : Külliyet. Zenginlik. Servet. Refah. Bereket. Taşkınlık. Varlık ve rahatlık. Bet bereket. Coşkunluk.

 

Nape : Ense.

Feck synonyms : orlop deck, fourth deck, sternocleidomastoid, hurricane roof, lido deck, musculus sternocleidomastoideus, gun deck, bull neck, arteria carotis, areteria cervicalis, sternocleidomastoid muscle, sternocleido mastoideus, external body part, vena jugularis, cervical artery, dosed, capabilities, gob, jugular vein, exponent, promenade deck, ascendance, packs, capacity, ship, quarterdeck, massive, dint, thymus, neck bone, body, dints, baffling.

Feck ingilizce tanımı, definition of Feck

Feck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Effect.