Fiance türkçesi Fiance nedir
Fiance ile ilgili cümleler
English: Her fiancé gave her a very big ring.
Turkish: Nişanlısı ona büyük bir yüzük verdi.
English: Ali has bought a necklace for his fiancée, Mary.
Turkish: Ali nişanlısı Mary için bir kolye satın aldı.
English: I owe you much more than you owe me, I said to him. I owe you the life of my fiancee, Mary.
Turkish: Ona senin bana borçlu olduğundan çok daha fazlasını ben sana borçluyum dedim. Sana nişanlımın hayatını borçluyum, Mary.
English: Ali is my fiancé.
Turkish: Ali benim nişanlım.
English: He can kiss his fiancée.
Turkish: O, nişanlısını öpebilir.
Fiance ingilizcede ne demek, Fiance nerede nasıl kullanılır?
I am with my fiance : Nişanlım ile beraberim.
Fiancee : Sözlü. Nişanlı. Yavuklu (kız). Nişanlı kız. (kız) nişanlı. Nişanlı (kız).
Fiancees : Yavuklu (kız). Nişanlı (kız). (kız) nişanlı. Sözlü. Nişanlı. Nişanlı kız.
Fiances : Nişanlı. Nişanlı erkek. Sözlü. Yavuklu (erkek). (erkek) nişanlı.
I am with my fiancee : Nişanlım ile beraberim.
Defiances : Nispet. Karşı çıkma. Başkaldırma. İsyankarlık. Muhalefet. Karşı koyma. Gözdağı. Meydan okuma. Saygısızlık.
Affianced : Nişanlanmış. Nişanlı.
Affiancing : Nişan. Güven. Söz kesmek. Nişanlanma. Sözlenmek. Nişanlanmak. Ahdetmek. İnanç. Söz takmak. Nişanlamak.
In defiance of : Hiç bırakmayarak. Göze alarak. Meydan okuyarak. Zorluklara rağmen. Aykırı olarak. Rağmen. -e rağmen. Göz önüne alarak. Hiçe sayarak. Nispet için.
Affiance : İnanç. Nişanlanmak. Güven. Nişan. Söz takmak. Nişanlamak. Nişanlanma. Sözlenmek. Ahdetmek. Söz kesmek.
İngilizce Fiance Türkçe anlamı, Fiance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fiance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Orals : Sözel. Ağızdan söylenen. Ağızdan alınan (ilaç). Ağızla ilgili. Ağız. Ağızdan. Şifahi. Oral.
Affianced : Nişanlanmış.
Engaged to be married : Adaklı.
In words : Yazıyla.
Oral test : Öğrencilerin, işlenen konular ya da üniteler çerçevesinde kazandıkları bilgi ve beceri yönünden durumlarını; düşünme ve kavrayış bakımından olgunluk derecelerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla, soru-yanıt yönteminden yararlanarak yapılan küçük sınav. Sınav. Sözlü yoklama.
Fiancee : Nişanlı kız. Yavuklu (kız). Nişanlı (kız). (kız) nişanlı.
Oral examination : Sözlü sınav. Bir öğrencinin bilgi, yetenek ve beceri derecesini anlamak için soru-yanıt yönteminden yararlanılarak genellikle bir kurulca yapılan yoklama.
Spoken : Konuşulan. Konuşan. Konuşma.
Intended : Yönelik. Kasıtlı. Planlanmış. Planlanan. İstenilen. Kasti. Birinin evleneceği kimse. Müstakbel. Kastedilen.
Fiance synonyms : groom to be, betrothed, parols, oral, nuncupatory, unwritten, parol, fiancees, engaged, fiances, nuncupative.
Fiance ingilizce tanımı, definition of Fiance
Fiance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To betroth. To affiance.

Bu kısımda Fiance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fiance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fiance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fiance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.