First rank türkçesi First rank nedir

First rank ingilizcede ne demek, First rank nerede nasıl kullanılır?

First : Mükemmel. Başlangıç. Başta gelen. Başta. İlk olarak. İlkönce. Önce. Öncelikle. Birinci. İlk.

Rank : Gruptan biri sayılmak. Derecelendirme yapmak. Parametrik olmayan testlerde kullanılan bir işlem olup yalın bir dizideki n verinin küçükten büyüğe doğru dizilmesi ve en küçük verinin sıra numarasının 1 ve en büyük verinin sıra numarasının ise n olacak biçimde tüm verilere sıra numaralarının verilmesi işlemi. Sınıf. Kademe. Sıraca. Aşama. Sıra. Sıra olmak. Bir sıra düzeni oluşturan aşamalardan her biri.

First degree liquidity assets : Birinci dereceden likit varlıklar. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar.

First degree liquidity assets coefficient : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

First adar : Artık bir yılındaki iki aydan ilki (yahudi takvimine göre). 1. adar.

 

First aid : İlkyardım. İlk yardım. Sıhhi imdat.

İngilizce First rank Türkçe anlamı, First rank eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak First rank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excellent : Enfes. Üstün. Çok iyi. Mükemmel. Nefis. Seçkin. Mümtaz. Kusursuz. Ömre bedel.

Ace : Bey. Karşılanamayan atış (tenis). Mükemmel bir sonuç almak. Karşılanamayan atış. Birli. Ace. Zerre. Çok başarılı olmak. Yıldız.

A one : Mükemmel. Birinci kalite. En iyi kalitede. Üstün sınıf. En iyi kalite. A kalite. A-bir. A-1. Şahane.

First rate : Birinci kalite. Üstün kaliteli. En iyisi.

First place : Birincilik. Birinci. En yüksek makam veya pozisyon. En yüksek mevki.

Besting : En iyi. Geçmek. Baskın çıkmak. En. Hakkından gelmek. En iyi şekilde. En iyisi. Alt etmek. Yenmek.

First chop : Kaliteli.

Bests : En iyi. En. Baskın çıkmak. Alt etmek. Hakkından gelmek. En iyi şekilde. En iyisi. Geçmek. Yenmek.

Commanding : Hakim. Hükmetme. Mükemmel. Komuta. Nüfuzlu. Buyrukçu. Hükmeden. Yetkili. Hakim olan.

Blue chip : Birinci sınıf hisse senedi. Yüksek kaliteli ve pahalı şey. Yüksek değeri olan mavi fiş (poker oyunlarında). Güvenilir hisse senedi. Bir şirketin istikrarlı ve karlı olduğu düşünülen ve fiyatı da görece yüksek olan katılım payı için kullanılan takma ad (ekonomi). Değerli şirket hissesi. Güvenilir katılım payı. En iyi kalite.

First rank synonyms : first grade, classic, banner class, best, first class, a1.