Flirted türkçesi Flirted nedir

Flirted ile ilgili cümleler

English: Ali flirted with Mary.
Turkish: Ali Mary ile flört etti.

English: The waitress flirted with Tom thinking that he'd leave her a larger tip.
Turkish: Garson kız onun ona daha fazla bahşiş bırakacağını düşünerek Tom'la kırıştırıyordu.

English: Ali flirted with the waitress.
Turkish: Ali garsonla flört etti.

Flirted ingilizcede ne demek, Flirted nerede nasıl kullanılır?

Flirter : Kur yapan kimse. Sevgiyle takılan kimse.

Flirters : Sevgiyle takılan kimse. Kur yapan kimse.

Flirt with : Kırıştırmak. Aşık gibi davranmak. Flört etmek.

Flirt with the thought : Fikri göz önüne almak. Fikrini hesaba katmak. Fikirle oynamak.

Flirt : Sallamak. Fırlatmak. Fırlamak. Flört. Flört etmek. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Çıkmak. Fıkırdamak. Fırlanmak. Sallanmak.

Flirtingly : Kur yapan bir şekilde. Flört ederek. Aşıkane.

Flirting : Flört. Flört etme. Korte.

Flirtations : Macera. Flört etme. Kur yapma. Flört. Aşıktaşlık. Kur.

Flirtatiousness : Naz. Çapkınlık. Ayartıcılık. İşve. Oynaşma. Fingirdeklik. Oynaklık. Karşı cinsi cezbetmeye çalışma özelliği. Baştan çıkarıcılık.

 

Flir : İleri bakışlı kızılötesi alıcı. Elektromanyetik radyasyonu elektro optik sensorlar kullanımı ile sinyallere çevirerek bir nesnenin görüntüsünü yaratan aygıt.

İngilizce Flirted Türkçe anlamı, Flirted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flirted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bung : Tapalamak. Tapa. Tıkamak. Tıpalamak. Savurmak. Tıkaç. Atmak. Tıpa. Hırpalamak.

Break out : Kopmak. Patlak vermek. Kaçmak. Başlamak (savaş veya yangın). Patlamak. İsyan çıkmak. Firar etmek. Fırtına kopmak. Ortaya çıkmak.

Dally : Oynaşmak. Eğlenmek. Vakit öldürmek. Haylazlık etmek. Oyalanmak. Zaman öldürmek. İşi ağırdan almak.

Dallies : Oyalanmak. Vakit öldürmek. Eğlenmek. Haylazlık etmek. İşi ağırdan almak. Oynaşmak. Zaman öldürmek.

Boyfriends : Sap. Erkek arkadaş. Sevgili.

Bungs : Ağzını tıpa ile kapamak. Tıkaç. Tapalamak. Tıkamak. Tıpalamak. Fıçı tapası. Tıpa. Dövmek. Hırpalamak. Savurmak.

Adult female : Erişkin kadın.

Brandished : Sallama. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Savurma. Sağa sola sallamak. Savurmak.

Kept company : İle zaman geçirmek. Eşlik etmek. İle çıkmak.

Breaks : Ara. Bozdurmak. İflas etmek. Söylemek. Çözmek. Parçalanmak. Molalar. Ara vermek. Yenmek. Uymamak.

Flirted synonyms : vamper, prickteaser, cast away, philandered, burbling, burst, dangle, flap, belches, come about, pay court to, flaps, philandering, catapult, flirt, go with, belched, courtships, philanders, bunging, break through, bounce, bat the eyes, dawdled, climbs, dangles, keep company with, booms, be slung from, boyfriend, giggled, girlfriend, brandish.

 

Flirted zıt anlamlı kelimeler, Flirted kelime anlamı

Man : İnsan. Erkek. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam yerleştirmek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Yeterince insan olmak. Adam vermek. Adamla donatmak. Görev yapmak.

Lowered : Surat asmak. Alçaltmak. Küçük düşürmek. Küçültmek. İnik. Karartmak. İndirmek. Somurtmak. Düşürmek. Alçaltılmış.