Flung türkçesi Flung nedir

Flung ingilizcede ne demek, Flung nerede nasıl kullanılır?

Far flung : Çok yayılmış. Ücra. En uzak. Uzaklarda yaşayan. Geniş. Yaygın.

Flunk : Korkup vazgeçmek. Sınıfta çakmak. Çakmak. Başarısız olmak. Okuldan almak (başarısızlıktan). Sınavda kalmak. Sınavdan kalmak. Kalmak. Sınıfta bırakmak. Başaramamak.

Flunk a test : Bir sınavda başarısız olmak.

Flunk out : Başarısızlık sebebiyle okuldan atılmak veya kovulmak. Başarısız olduğu için bir çocuğu okuldan uzaklaştırmak. Başarısızlıktan dolayı okulu bırakmak zorunda kalmak.

Flunked : Başarısız olmak. Sınıfta bırakmak. Kalmak. Çakmak. Okuldan almak (başarısızlıktan).

Flunked the exam : Testi başarı ile geçememiş. Sınavda başarısız olmuş.

Flunky : Birinin emirlerine koşan. Hizmetçi. Yağcı. Evet efendimci. Dalkavuk. Uşak. Piyon.

Flunking : Kalmak. Sınıfta bırakmak. Sınavdan kalmak. Sınıfta çakmak. Sınavda kalmak. Başarısız olmak. Başaramamak. Korkup vazgeçmek. Sınavdan veya dersten çakmak. Çakmak.

Flunkeys : Evet efendimci. Uşak. Dalkavuk.

Flunks : Sınıfta çakmak. Sınavdan veya dersten çakmak. Başarısız olmak. Okuldan almak (başarısızlıktan). Çakmak. Sınıfta bırakmak. Sınavda kalmak. Kalmak. Başaramamak. Korkup vazgeçmek.

 

İngilizce Flung Türkçe anlamı, Flung eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flung ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ejecting : Defetme. Kovmak. Çıkarmak. Çıkartma. Püskürtme. Kovma. Uçaktan atlamak. Fışkırtma.

Cast offs : Çıkarıp atmak. Reddetmek. İlişkisini kesmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. Terk etmek. İlmek atmak. Örgüye başlamak. Çıkarmak. Örgüde ilk ilmeği atmak.

Casts : Tip. Kalıp. Alçı (medikal tıp terimi). Fırlatma. Döküm. Çarpıklık. Tubuluslara gelen proteinlerin burada suyun geri emilmesi, asitliğin artması, yüzey geriliminin azalması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal faktörlerle pıhtılaşarak sertleşmesi sonucu oluşan, idrara geçen ve tanıda kullanılan organik yapılar. Biçim. Olta iğnesi. Oyuncular.

Brandishing : Savurma. Sağa sola sallamak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallamak. Sallama.

Court : Kort. Fayda sağlamak. Dalkavukluk etmek. Davet etmek. Alan. Yargılık. Davet etmek (tehlike veya hastalık vb'ni). Mahkeme. İstemek. Avlu.

Attempt : Teşebbüs etmek. Teşebbüs. Kalkmak. Kalkışmak. Girişimde bulunmak. Çalışmak. Denemek. Girişim.

Ash removal : Kül alma. Kül atma.

Banishments : Nefiy. Aforoz. Sürgün cezası. Sürgün. Kovma. Uzaklaştırma.

Boom : Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlamak için kurulan düzenin ortaya çıkması sonucunda pay ve borç belgiti ederlerinin yükselmesini zorlama. Çıkış yapmak. Gürlemek. Gümbürdemek. Patlama. Üzerine üst üste çeşitli ışıldaklar yerleştirilebilen direk. İktisat, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Genel satakda canlılık. Gümbürtü.

 

Bounce : Geri dönme. Sektirmek. Zıplamak. Sıçramak. Sıçratmak. Sekmek. Dalmak. Kovmak.

Flung synonyms : booms, catapult, bragging, eliminating, catapulted, slung, distant, blow about, approaches, discarding, embark, bolted, ejection, cast off, bolts, attack, embark on, begins, chuck, break away, brandish, darted, downthrow, began, cast out, chucks, approach, fling out, cast away, elimination, bolt, bungs, buckle down to.

Flung zıt anlamlı kelimeler, Flung kelime anlamı

Concentrated : Yoğun. Yoğunlaşmış. Konsantre olmuş. Çok güçlü. Yoğuşuk. Konsantre. Derişik. Dikkatini vermiş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan.

Close : Yakın. Sonuç. Son söz. Bitirmek. Göğüs göğüse kavga. Son vermek. Kapamak. Son. Kapatmak.