Forbids türkçesi Forbids nedir

  • Men etmek.
  • Haram etmek.
  • Menetmek.
  • Yasaklamak.
  • Yasak etmek.
  • Engel olmak.
  • Memnu kılmak.
  • Olanak vermemek.

Forbids ile ilgili cümleler

English: My father forbids me to go out at night.
Turkish: Babam bana gece dışarı çıkmayı yasaklıyor.

Forbids ingilizcede ne demek, Forbids nerede nasıl kullanılır?

Forbid to : Yasal haklarından mahrum etmek. Yasaklamak. İzin vermemek. Mani olmak. Reddetmek.

God forbid : Allah muhafaza. Allah korusun. Allah korusun!. Allah göstermesin. Allah saklasın!.

Heaven forbid : Allah saklasın!. Allah göstermesin. Ağzından yel alsın. Allah korusun!. Allah korusun.

Forbid : Memnu kılmak. Yasaklamak. Menetmek. Yasak etmek. Haram etmek. Engel olmak. Men etmek. Olanak vermemek.

Forbiddance : Yasaklanma. Yasak. Yasaklama.

Forbidden city : Yasak şehir. İmparatorluk sarayı ve ofislere ev sahipliği yapmış (şimdi müzelerin bulunduğu yer) duvarla çevrilmiş olan pekin merkezi (çin).

Forbidden of use : Kullanma yasağı. Kütüğe yazılı olup da koruma süresi biten ve yazımı yeniden yaptırılmayan markanın, bir süre başkaları eliyle kullanılmaması (bu süre 551 sayılı yasada 3 yıldır).

Forbidden love : Yasak aşk. Tabu aşk. Aşk-ı memnu. Yasaklanmış aşk. Ahlaksız ve gayrımeşru aşk.

Forbidden by halachah : Hallachac (tüm yahudi kural ve gelenekleri) tarafından yasaklanmış. Yahudi geleneklerine göre müsade edilmeyen.

 

Forbidden band : Bir katıda hiçbir eksiciğin yerleşemediği erke kuşağı. Yasak kuşak. Yasak bant.

İngilizce Forbids Türkçe anlamı, Forbids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forbids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ward off : Korunmak (darbeden). Savmak. Engellemek (darbeyi). Etkisini azaltmak (darbenin). Önlemek. Etkisiz hale getirmek. Savuşturmak. Atlatmak. Defetmek (kötü bir şeyi). Önlemek (tehlike).

Disable : Yeteneksiz kılmak. Kullanılmaz hale sokmak. Alıkoymak. Hizmet dışı bırakmak. Yetkisini almak. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Mahrum etmek. Etkisiz kılmak.

Obviate : Önüne geçmek. Önlemek. Çare bulmak. İzale etmek. Gidermek. Bertaraf etmek. Çözmek. Karşılamamak. Halletmek. Üstesinden gelmek.

Frustrate : Kösteklemek. Sinirlerini bozmak. Set çekmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Engellemek. Boşa çıkarmak. Hüsrana uğratmak. Önlemek. İşini bozmak.

Debarring : Yoksun bırakmak. Mahrum etmek.

Averts : Önlemek. Defetmek. Yön değiştirmek. Gidermek. Çevirmek. Bertaraf etmek. Olmasını önlemek. Meydan vermemek. Engellemek.

Prohibits : Önlemek. Önüne geçmek.

Proscribes : Lağvetmek. Sürgüne yollamak. Yasal haklardan mahrum etmek. Medeni haklarını elinden almak. Medeni haklardan yoksun bırakmak. Kanun dışı ilan etmek.

Require : Muhtaç olmak. İstemek. İcap ettirmek. İhtiyacı olmak. Gereksinmek. Şart koşmak. Gerekli olmak. Gerektirmek. Eksik olmak. Gerek duymak.

Forbids synonyms : forefend, make unnecessary, forbade, bar, constrains, clamp, halt, anathematized, proscribed, prohibit, preclude, thwart, command, criminalised, avert, baffles, anathematizing, stop, estops, hinder, balking, spoil, debars, debar, queer, forbad, debarred, foreclose, stymy, nix, stymie, called off, scotch.

 

Forbids zıt anlamlı kelimeler, Forbids kelime anlamı

Decriminalize : Suç olmaktan çıkarmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar). Yasallaştırmak. Decriminalise.

Legalize : Hukukileştirmek. Kanuni kılmak. Yasallaştırmak. Yasal hale getirmek. Kanunlaştırmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Onaylamak. Yasallık kazanmak. Meşru kılmak. Meşrulaştırmak.

Allow : Bırakmak. İmkan vermek. Fikrinde olmak. İtiraf etmek. Vermek. Hesaba katmak. Hoş görmek. Düşünmek. İndirim yapmak. Müsaade etmek.

Forbids antonyms : decriminalise, permit, healthy.