Force majeur türkçesi Force majeur nedir

Force majeur ingilizcede ne demek, Force majeur nerede nasıl kullanılır?

Force : Cebir. Çabuklaştırmak. Mecbur etmek. Turfanda yetiştirmek. Güç. Yükseltmek (fiyat). İcbar etmek. Zorlamak. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sıkıştırmak.

Force majeure : Mücbir sebepler. Zorunlu neden. Zorlayıcı neden. Zorunlu sebebler. Zorlayıcı sebep. Zorunlu. Forsmajör. Zorunlu durum. Zorunlu nedenler.

Force a passage through the crowd : Kalabalık arasından bir yol açmak. Kalabalık arasından iterek kendine yol açmak.

Force a smile : Zorla gülümsemek.

Force an issue : Konuyu zorlamak. Gündemi zorlamak. Bir konuyu zorlamak. Bir karar varılması için baskı yapmak.

İngilizce Force majeur Türkçe anlamı, Force majeur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Force majeur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abduction : Abdüksiyon. Dışaçekim. Zorla kaçırma. Kız kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Uğrulama. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Adam kaldırma. Adam kaçırma.

Abstention : Çekimser oy. Kaçınma. Uzak durma. Çekinme. Oy vermeme. İmtina. Çekimser kalma. Sakınma. Çekimserlik.

Abstainer : Müstenkif. İçki içmeyen biri. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen kimse. Sakınan kişi. Çekimser. Çekimser kalan biri.

 

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Administer an oath : Yemin ettirmek. Ant içirmek. Andiçirme.

Administration of justice : Kaza uygulamaları. Adalet yönetimi. Adliye. Yargı idaresi. Yargı.

Act of witness : Tanıklık.

Abetment : Suç ortaklığı. Azmettirme. Cesaretlendirme. Yardakçılık etme. Tahrik ve teşvik. Kışkırtma. (suça) yardımda bolunmak. Suça katılma. Yardımda bulunma.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Force majeur synonyms : superior power, allegation, annulment, aggravating circumstances, a wide saloon, vis major, absente, force majeure, accused, administrative districts, forced causes.