Forming up türkçesi Forming up nedir

Forming up ingilizcede ne demek, Forming up nerede nasıl kullanılır?

Forming : Şekil verme. Biçimlendirme. Kalıplama. Şekillendirme. Oluşma. Teşkil. Kurma. Biçimleme.

Forming up area : İnsnların sıralar veya organize gruplar oluşturmak için toplandığı alan.

Forming up place : Savaşta bir saldırıdan önce birliklerin hazırlanıp organize olduğu yer. Taarruz mevzi.

Forming a chain : Birbirine bağlı uzun bir hat veya çizgi yapan. Zincir (birbirine bağlı linkler bağı) yapan.

Forming an identity : Kişiliği kristalize eden. Kendi algısını geliştiren. Kişiliği belirginleştiren.

İngilizce Forming up Türkçe anlamı, Forming up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forming up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gauging : Ölçme. Mastarlama. Kalibrasyon. Çaplama. Dozaj artırma. Karıştırma. Ayar belirleme.

Benumbedness : Uyuşukluk. Dondurulmuşluk. Dondurulmuş olma. Duygusuzluk. Hissizlik. Hissedememe durumu.

File : Sıralamak. Törpü. Eğelemek. Törpülemek. Tasnif etmek. Çeşitli belgelerin bölümlenerek saklanılacağı kağıttan yapılmış özel kap. Dosyalama yapmak. Resmi işleme koymak. Kütük.

Adjust : Uydurmak. Uyarlamak. Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek. Adapte olmak. Uymak. Belirlemek. Standartlaştırma. Hizaya getirmek. Alışmak. Halletmek.

 

Cuing : Fikir. Belirti. İpucu. Sufle etmek. Başlama işareti. Son söz. İşaret. Sıraya girmek. Bilardo sopası.

Deceptions : Yanıltma. Kandırma. Utanç. Hile. Aldatma. Dalavere. Aldanma. Ayartma. Aldatmaca.

Collimation : Hizalama. Paralellik. Yönlendirme. Kolimasyon.

Arraying : Diziliş. Sıraya koymak. Sıralanış. Süslemek. Çeki düzen vermek. Sıralamak. Sıraya dizmek. Giydirmek.

Coordination : Bağlantı. Tutarlılık. Biyolojik sistemlerde uyumlu bir sonuç elde etmek üzere uygun bir iş birliği halinde çalışma. kan hareketlerindeki düzenleştirme gibi. Belirli amaçlar için bütünleşen bilişim dizgeleri ya da çalışma takımları arasında, uyumun sağlanması ve ilişkilerin, en yüksek toplam verimi en kolay biçimde sağlayacak bir düzen içerisinde gelişebilmesi için iş ve eylem birliği gütme. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Eş güdüm. Tertip. İnsicam. Koordinasyon.

Adaptation : İmtizaç. Duruma uyma. Gözün, görme alanının ışıklılık ya da renk koşullarına alışması. bu alışmanın sonunda varılan durum. ışıklılığın birkaç cd/m² ‘den çok ya da büyüklüğün yüzde birinden az olmasına göre aydınlığa uyma (alışma) ya da karanlığa uyma (alışma)-dan söz edilir. Uyarlanmış yapıta verilen ad. Satnislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun, erişmek istediği ereği düşünerek, canlandıracağı hareketleri tam anlamıyla değerlendirebilmek için duruma kendini uydurması. duruma uyma, oyuncunun karşısındaki oyuncuya ve başka engellere göre saptanır. bunun için de «nasıl?» sorusunu sorar. Herhangi bir canlının değişen çevre koşullarına kendini uyarlaması, adaptasyon, alışma, uyma. Bir ölçme aracına, ölçüm konusu ya da uygulama bağlamına uygun özellikler kazandırma. Uyarlayıcı. Uyarlanma. İntibak.

 

Forming up synonyms : array, agreement, calibrations, deception, conventions, benches, cosmoses, escalator, alignment, distribution, accommodation, adaption, chicanery, arrangement, files, devising, alignments, anesthesia, collocation, canon, cohesion, coordinations, catena, amplitude, configuration, contexture, agreements, axises, composition, frequency, combination, cosmos, alinement.