Fors nedir, Fors ne demek

Fors; kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

Fors hakkında bilgiler

Fors kuruluşa göre tabî olduğu emir komuta kademelerini ve komutanın varlığını belirten belirli ölçü, renk ve şekillerde yapılmış olan sembollerdir. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı'nda forslar ile temsil edilen ve fors çekmeye yetkili en küçük birlik tabur komutanlığıdır.
Cumhurbaşkanlığı forsu'ndaki güneş Türkiye Cumhuriyeti'ni, etrafındaki yıldızlar ise Türkiye Cumhuriyeti'nden önce kurulmuş on altı bağımsız Türk devletini temsil eder.

Forslar,

Türk Silahlı Kuvvetlerinde fors takmaya ve bulundurmaya yetkili komutanlıklar ile kullanılan semboller aşağıdaki şekillerde belirtilmiştir.

Fors anlamı, tanımı:

Devlet : Talih. Büyüklük, mevki. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk.

Kuruluş : Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

 

Forsu olmak : Bir konuda saygınlığı, gücü, söz geçirirliği bulunmak.

Forsunu yitirmek : Etkinliğini ve saygınlığını kaybetmek.

Forsa : Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.

Forseps : Tutçek.

Forslu : Üzerine fors çekilmiş (gemi, otomobil). Sözü geçer, güçlü.

Forsmajör : Zorlayıcı sebep.

Başkan : Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı. Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis, reis bey.

Amiral : Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.

Çalış : Çalma işi.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

General : Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen genel ad.

Garnizon : Bir şehri savunan veya yalnız orada bulunan askerî birlikler. Askerî birliklerin bulunduğu yer.

Düzey : Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Emir : Buyruk, komut, talimat, ferman. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm. İstek.

Söz : Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.

 

Saygınlık : Saygı görme, değerli, güvenilir olma durumu, itibar, prestij.

Gösterişlilik : Görkemlilik. Gösterişli olma durumu.

Gidon : Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors. Yönelteç.

Forslamak : Bir yeri düşman elinden zorla almak.

Forsumak : Bozulmak, çürümek.

Forsunu yitirmek : etkinliğini ve saygınlığını kaybetmek.

Diğer dillerde Fors anlamı nedir?

İngilizce'de Fors ne demek? : [Fors] adj. robust, sturdy; large, big

adv. sturdily, in a robust manner

n. streamer

Fransızca'da Fors : marque [la]

Almanca'da Fors : n. Wimpel

Rusça'da Fors : n. флаг (M), сила (F), значение (N), авторитет (M), форс (M), спесь (F)