Fractured türkçesi Fractured nedir

Fractured ile ilgili cümleler

English: Tom's skull has been fractured.
Turkish: Tom'un kafatası kırıldı.

English: He had an accident and fractured his leg.
Turkish: Bir kaza geçirdi ve bacağını kırdı.

English: I fractured my arm.
Turkish: Kolumu kırdım.

Fractured ingilizcede ne demek, Fractured nerede nasıl kullanılır?

Fracture grain size : Kırılma tanesi büyüklüğü. Kırılmada tane büyüklüğü.

Fracture plane : Kırılma düzlemi.

Fracture spring : Çatlak gözesi. Suları, kayaçların oldukça büyük çatlaklarından çıkan kaynak. Çatlak kaynağı.

Fracture strength : Kırılma direnci. Kırılma dayanımı. Kırılma mukavemeti. Kırılma dayancı.

Fracture test : Kırılma deneyi. Kopma deneyi.

Compaund fracture : Bileşik kırık.

Brittle fracture : Gevreklik kırılması. Gevrek kırılma. Kılcal çatlaklar. Gevrek kırılım.

Closed fracture : Deri bütünlüğünün bozulmadığı kırık olguları. Kapalı kırık.

Monteggia fracture and luxation : Monteggia kırık ve çıkığı. Küçük hayvanlarda döner kemiğin üst ucunda çıkık, ulnada kırık olması durumu.

Butterfly fracture : Kelebek kanatlarına benzer tarzda ana kırığın, diğer iki kırık uçlarıyla bağlantılı olduğu üç parçalı ve birbirleriyle iştirakli kemik kırığı. en belirgin olarak yarış atlarında metakarpal hastalıkta görülür. Kelebek kırığı.

 

İngilizce Fractured Türkçe anlamı, Fractured eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fractured ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Offended : Küsmüş. Küskün. Gücenmiş. Kırgın. Dargın. Gücenik. Rencide. Küs. İncitilen.

Shakier : Sarsan. Titrek. Sağlıksız. Zayıf. Daha titrek. Sallantıda. Güçsüz. Sarsıntılı. Şüpheli.

Folded : İki kat. Kıvrımlı. Katlanmış. Katlı. Kıvrık. Katlanmış (katlı). Devrik. Kırma.

Pervert : Alçaltmak. Doğru yoldan ayırmak. Sapık. Yoldan çıkarmak. Ahlakını bozmak. Çarpıtmak (sözü veya anlamı). Yanlış yola saptırmak. Sapıklaşmak. Çarpıtmak. Ayartmak.

Battier : Üşütük (argo terim). Deli. Popo. Bir tahtası eksik. Kaçık. Üşütük. Kıç.

Fault : Tenis, bilgisayar, hukuk, coğrafya, madencilik, ekonomi, voleybol, jeoloji alanlarında kullanılır. Kusur bulmak. Hatası olmak. Yönetmeliğe aykırı hareket. Hata. Kusur. Kınamak. Yanlışlık. Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması.

Chapped : Pütür pütür.

Ruptured : Kopuk. Ayrılmış. Koparmak. Rüptüre. Kopmuş. Patlamış.

Breakages : Kırılma tazminatı. Kırma. Kopma. Kırılma. Kırık parça. Kırılan şeylerin tutarı.

Crushed : Sıkılmış. Ezik. Konkase. Ezilmiş. Öğütülmüş.

Fractured synonyms : bent, shaky, misuse, break, fractal, aggrieved, fracture, arid, busted, shattered, split, broken, chappie, chappy, shakiest, chinking, fissured, fragmenting, abuse, cleavage, wounded, battiest, breakage, barmy, clifted, fragment, chinked, refracted, buggered, chink, batty, bad mark, cracked.

Fractured zıt anlamlı kelimeler, Fractured kelime anlamı

Inconspicuous : Farkedilmeyen. Farkedilmez. Önemsiz. Göze çarpmayan.

Faceless : Meçhul. Görünmeyen ama gerçekte iktidarlı olan. Kimliği belirsiz. Yüzü olmayan. Kim olduğu belirsiz. Yüzsüz.