Frets türkçesi Frets nedir

Frets ile ilgili cümleler

English: Ali asked me to help him put new frets on his guitar.
Turkish: Ali benden gitarına yeni kenar süsleri koymasına yardımcı olmamı istedi.

Frets ingilizcede ne demek, Frets nerede nasıl kullanılır?

Fretsaw : Uzun dişli ağzı olan testere. Motorlu oyma testeresi. Mekanik oyma aygıtı. Kıl testere. Dekupaj testeresi. Makineli oyma testeresi.

Fretsaws : Motorlu oyma testeresi. Dekupaj testeresi. Uzun dişli ağzı olan testere. Kıl testere. Makineli oyma testeresi. Mekanik oyma aygıtı.

Fret and fume : Söylenmek. Mırıldanmak.

Fret saw : Oyma testeresi. Kıl testeresi. Oyma testere. Kıl testere.

Fret : Yiyip bitirmek. Perde demiri. Perdeleri birbirinden ayıran demirler. Sinirlendirmek. Endişelenmek. Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık. Kızmak. Yenmek. Söylenmek. Perde.

Frettier : Huzursuz. Hırçın. Endişeli. Kaygılı. Huysuz. Sinirlenmiş. Aksi.

Fretty : Oyma işi ile dekore edilmiş. Çapraz giden ve birbirinin içine giren birlikte örülmüş diyagonal çizgiler ile kaplanmış.

 

Fretted : Aşınmış. Perdeli. Yıpranmış. Süslenmiş. Tedirgin. Perde demiri bulunan telli çalgı türü. Telli çalgılarda perde boğumu. Nakış ile süslenmiş. Süsleyici modeller ile dekore edilmiş.

Fretful : Ters. Huysuz. Aksi. Sıkıntılı. Sinirli.

Frettiest : Huysuz. Hırçın. Sinirlenmiş. Huzursuz. Endişeli. Aksi. Kaygılı.

İngilizce Frets Türkçe anlamı, Frets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gnar : Gürlemek. Homurdanmak.

Eroding : Kemirme. Yeme. Sarsmak. Aşınma. Aşındırma. Tüketmek.

Eat at : Sürüklemek. Erozyona uğratmak.

Feel uneasy about something : Tedirgin olmak.

Complain : Gık demek. Dertlenmek. Şikayetçi olmak. Yakınmak. Ağlamak. Sızıldanmak. İhbar etmek. Şikayet etmek. Sızlanmak.

Bore : Yüksek dalga. Çap (mermi). Kalibre. Usanç vermek. Usandırmak. Başını ağrıtmak. Birisinin canını sıkmak. Sondalamak. Sonda.

Antiquates : Eski veya modası geçmiş hale getirmek.

Slosh : Haşat etmek. Pestilini çıkarmak. Suda yürümek. Sıçratmak. İçmek. Çamurda yürümek. Çalkalamak. Dökmek. Çalkanmak.

Hackneys : Binek atı. Körletmek. Kira arabası. At. Bayağı. Koşum atı.

Besting : En. Birinci sınıf. Alt etmek. En iyisi. Hakkından gelmek. Geçmek. En iyi. En iyi şekilde. Baskın çıkmak.

Frets synonyms : batter, aggravate, attrit, erodes, become alarmed, discomfiting, affects, burthen, cark, astringing, badgers, enchafe, eat into, be cross, astringes, beat to a frazzle, complains, beat back, attacks, concern oneself, ladders, disconcerts, be troubled about, carking, angering, agitates, annihilates, concern, angers, ailed, get the willies, perturb, beat up.

Frets zıt anlamlı kelimeler, Frets kelime anlamı

Soothe : Yatıştırmak. Teselli etmek. Azaltmak. Teskin etmek. Hafifletmek. Rahatlatmak. Dindirmek. Avutmak. Sakinleştirmek. Yumuşatmak.