Furies türkçesi Furies nedir
- Kızgın kadın.
- Yılan saçlı tanrıça.
- Hiddet.
- Çılgınlık.
- Gazap.
- Kızgınlık.
- Öfke.
- Sinir.
- Şirret kadın.
- Hırs.
- Kızma.
- Yılan saçlı üç tanrıçadan biri.
Furies ingilizcede ne demek, Furies nerede nasıl kullanılır?
Furious : Sinirli. Hiddetli. Öfkeli. Kuduruk. Küplere binmiş. Güçlü. Tepesi atmış. Köpürmüş. Kızgın. Azgın.
Furiously : Kızgın bir şekilde. Cayır cayır. Azgınca.
Furiousness : Kızgınlık. Sinirlilik. Acımasızlık. Şiddetli olma durumu. Çileden çıkarılmış olma durumu.
Be furious : Burnundan soluyordu. Deliye dönmüştü. Çok kızgındı. Öfkelenmek. Köpürmek. Kudurmak. İfrit olmak. Köpürmüştü.
Become furious : Hırslanmak. Hırs yapmak. Azmak.
Desulfurization : Kükürtün giderilmesi. Kükürt giderme. Kükürtten arındırma. Kükürtsüzleştirme. Kükürdünü alma.
Infuriate : Gazaba getirmek. Çıldırtmak. Patlatmak. Kudurtmak. Deli etmek. İfrit etmek. Çileden çıkarmak. Öfkelendirmek. Kızdırmak. Zıvanadan çıkmak.
Fuming sulfuric acid : Dumanlı sülfürik asit. İçinde yaklaşık % 20 oranında çözünmüş so3 içeren derişik sülfürik asit.
Infuriated : Kızdırılmış. Kızgın. Çılgına çevrilmiş. Öfkeli. Kızmış.
Infuriatingly : Kızdırarak. Öfkelendirerek. Çılgına çevirerek. Kızgınlaştırarak.
İngilizce Furies Türkçe anlamı, Furies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Furies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bitterness : Keskinlik. Hoşnutsuzluk. Acık. Şiddet. Karamsarlık. Acılık. Sertlik. Yakıcılık. Çoraklık.
Succession : Tiyatro oyununda olayların nedenleri ile sonuçlarının inandırıcı sıra ile birbirini izlemesi. Veraset. Üst üste olma. Bir yerleşim yerindeki nüfusun, düşün, uygulayım ve yaşam biçimleriyle ilgili niteliklerinin yerini, yenilerinin alması. Ardışım. Halefiyet. Ardışık olma. Halefler. Ardıllık. Vekalet.
Stations : Atamak. Tayin etmek. Yerleştirmek. Görevlendirmek.
Electromotive force series : Elektromotor kuvvet dizisi. M+n (sulu) + ne = m türünde tepkimeler için m+n yükünün etkinliği 1 olmak üzere ölçün hidrojen elektroduna karşı bağıl olarak ölçülmüş, imlerine, büyüklüğüne göre dizilmiş olan elektrot potansiyelleri dizgesi.
Distaff : Kadın. Kadın işi. Öreke.
Mammon : Kötü yola sevkeden servet. İhtiras. Servet tanrısı.
Beldam : Acuze. Kocakarı.
Tiffing : Kızmak. Darılma. Tartışma. Gücenmek. Gücenme. Darılmak. Ufak anlaşmazlık. Atışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma.
Fervor : Bkz.fervour. Şevk. Ateşlilik. Heves. Gayret. Hararet. Hararetlilik. Sıcaklık. Ateş.
Irritating : Kaşındırıcı. Sinirlendiren. Sinir bozucu. Kızdırıcı. Tahriş edici. Sinirlendirme. Sinirlendirici. Tahrik edici. Rahatsız edici.
Furies synonyms : patterned advance, stations of the cross, helium group, electromotive series, lanthanide series, electrochemical series, battiness, flames, wrath, delirium, nexus, string, viragos, ambition, cordon, dudgeon, displeasures, avidity, boundary, avarices, deliriums, shrewing, rages, hierarchy, forwardness, she devil, brain sickness, viragoes, avarice, deliriousness, concatenation, ambitions, vixen.
Furies zıt anlamlı kelimeler, Furies kelime anlamı
Nonviolent : Şiddete başvurmayan. Sessiz. Pasif.
Furies antonyms : unangry.
Furies ingilizce tanımı, definition of Furies
Furies kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Fury].

Bu kısımda Furies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Furies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Furies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Furies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.