Gömbelek nedir, Gömbelek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sarı renkli, büyük bir çeşit kelebek.

Arı sokması ile şişen, kabaran yer.

Kısa boylu, kafası büyük kimse: Gömbelek ali.

Gömbelek kısaca anlamı, tanımı

Gömbe : Mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılan bir çeşit kül pidesi, ekmeği. Haşhaş tanesi karıştırılarak yapılan kalınca ekmek. Saçta pişirilen ekmek. Bayramlarda yapılan içi tahinli, dışı yağlı, mayalı ekmek. Somuna benzer, tandırda pişirilen ekmek. Mısır ya da buğday unundan yapılmış bir çeşit katmer. Kazdan çukura sopa ile top atılarak oynanan bir çeşit çocuk oyunu. Bir çeşit ırmak. Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define. Mayalı ekmek. (Gençali Senirkent, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Mayasız hamurdan kül içinde pişirilen ekmek. (Hamidiye Bolvadin Afyonkarahisar). [Bakınız: kömbe]. Antalya ilinde, Kaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

Gömbel : Topraktan yapılmış iki kulplu su testisi.

Kelebek : Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.

 

Kabaran : Kalbur, elek. Soda, karbonat.

Kabara : Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep].

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Sokma : Sokmak işi.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.

Şişe : İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap. Bu kabın aldığı miktarda olan. Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta.

 

Boyl : Bu defa.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

Diğer dillerde Gölköyü anlamı nedir?

İngilizce'de Gölköyü ne demek ? : lake-dwelling